Sevgi her zaman belirli kelimelerle söylenmez. - Blogcu

Generate Your Own Glitter Graphics @ GlitterYourWay.com - Image hosted by ImageShack.us

Glitter Text Generator
Glitter Text Generator


 

17/5/2008

İLGİNÇ

 

AHANDA NE AĞIRMIŞ LEYMMMMMMMM

BUNUN DAHA UFAK BOYU YOKMUYYDUUUUUUUUUUUUU

AY BELİM

LUMBAGOLAIM

ROMATİZMALARIMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMM


HERKESE GÜNAYDINNNNNNNNNNNNNNN VE İYİ HAFTASONLARI...

-------------------------------------------------------------


BAYANLAR ? BU THİŞORTÜ GİYERMİYDİNİZ???

 

 

VALLAH BU ÇİNLİLER NELER YAPACAKLARINI

ŞAŞIRDILARRR ARTIK:-)))

-------------------------------------------------------






FADIME FEMINIST OLURSA

 

  
Dünya Feministler Kongresinde konusmacilar görüs belirtmektedir. Amerikali bir hanim söyle der:
-Ben iyi bir sirketin genel müdürüyüm. Artik alisveris yapmaktan biktim. Kocama "bundan sonra alisverisleri sen yap" dedim. Baktim, birinci gün orali olmadi, ikinci gün orali olmadi, üçüncü gün yapti...
Alman konusmaci:
-Ben iyi bir sirkette üst düzey yöneticiyim. Bir gün kocama "ben artik bulasikla ilgilenmekten biktim, biraz da sen yika" dedim. Birinci gün yapmadi, ikinci gün yapmadi, baktim üçüncü gün yapmis...
Fadime kürsüye çikmis:
-Ben kendimi bildim bileli temizlikçiyim. Geçen gün Temel'e "ben artik çamasir yikamaktan mahvoldum, biraz da sen yika" dedim. Birinci gün göremedim, ikinci gün göremedim, üçüncü gün gözüm yavas yavas görmeye basladi...



Eve Gönderdim...

 

  Delileri uçaga bindirip, bir sehirden ötekine naklediliyorlardi. Ama o kadar çok gürültü yapiyorlardi ki, sonunda pilot dayanamadi. Uçagi ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittigini görmek istedi.
Deliler uçakta hep bir agizdan bagirip çagiriyorlardi. Bakti, en basta bir deli, ötekilere uymamis, akilli, uslu oturuyordu.

Pilot:
-Sen neden bagirmiyorsun? diye sordu.

Adam :
- "Ben bunlarin ögretmeniyim. Onlarda benim ögrencilerim. Simdi teneffüsteler de onun için ses çikartmiyorum" diye cevap verdi.

Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti. Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi.

Pilot:
- "Aman çok güzel!" diye sevindi. "Herhalde kendini ögretmen sanan deli, ötekileri derse almis olsa gerek" diye düsündü.

Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çikmiyordu. Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti. Gidip bakmak istedi. Bir de ne görsün! Uçagin kapisi açik ve içeride ögretmenden baska kimsecikler yok! Dehsetle sordu :

-Ögrencilerin nerede?, diye...

Ögretmen:
- "Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!"





Bağlantı
17/5/2008

BİZ KAÇ KİŞİYİ KANDIRDIK..

 

 

  *BİZ KAÇ KİŞİYİ KANDIRDIK ! *

*Bir orta sınıf çocuğunun sınıf atlama öyküsüdür bu:
Ya da bir Zübük hikâyesi diyelim:
*
Çocuk hırslıdır.
Zengin - ünlü olmak istemektedir. Bunun için önündeki tüm engelleri her ne
pahasına olursa olsun aşacaktır.

Cumhuriyet Gazetesi'nde çalışır ama gözü televizyondadır;

çünkü para ve ün oradadır.
Uğur Dündar'ı etkiler; televizyona sıçrar. Ankara temsilcisi olur.
Zaman geçer Arena'ya sığmaz.

Kimden ne eksiği vardır; İstanbul'a gidip genel yayın yönetmeni olmak
istemektedir.
Bunun yolunun siyasetten geçtiğini düşünür.
Bir "efendi" bulur kendine; Mesut Yılmaz.
Medyadaki yıldızı Yılmaz'la parlar.
Medyanın en üst basamaklarına tırmanır çok kısa bir zamanda.

Patronu salt patron değildir onun için; "baba"dır. Hep ellerini öper.
Sonra para için bir başka medya grubuna geçiverir.
"Baba" şaşkındır; "ben bunca yıllık ticari hayatımda böylesini görmedim" der hep.

Yeni grubunun hükümetle ilişkileri biraz "limonidir"

"Hallederim" diye transfer olup, oluk gibi para almıştır.
Yeni medya grubuna geçmiştir ama ona yeni bir "makam" gerekmektedir.
Genel yayın yönetmenliği koltuğu onun için artık dardır.
Yeni titrini kendisi bulur: "Medya Grup Başkanı!"

Hayatın akışı hep istediği gibi olmaz.
"Efendisi" seçimleri ve koltuğu kaybeder.
Efendisiyle yükselenlerin hep başına gelen onun da gelir: Efendisiyle
birlikte düşer.
Hemen yeni "Efendiler" bulmanın yolunu/yöntemini arar.

Bizim ülkemizde zeka ile kurnazlık hep birbirine karıştırılır.
O zeki değil kurnaz olanlardandır.
Ve bu özelliği sayesinde yeni efendileri hemen bulur.
Mesajı da döneme uygundur: "Türkiye'deki gerici gelişmelere karşı bir direnç noktası oluşturmalıyız."

Bunun için ne gerekir: Bir televizyon ve onu kuracak para.
Verilir de.

Sea Voyage 3D Screensaver
Televizyonu kurar ama içeriğini oluşturamaz.
Kanal seyredilmez. Başarısızdır.
Ne bilgisi ne tecrübesi vardır aslında.
Bütün enerjisini kurnazlığına harcamaktadır.

Çıkış yolunu bulur ama:
Televizyonda yapamadığını başka bir alanda siyasette yapacaktır:
Yeni bir imaj edinir kendine: Halkın lideri!

Onu birden meydanlarda görürüz.
Aklına ne geliyorsa söylüyordur.
Söyledikleriyle binlerce kişiyi de etkiler.
Ya da binlerce kişi sokakta meydanlarda kimseyi görmediği için ona sarılır.

O da sürekli bağırır:
"Canımı alsalar da gericilere karşı, Fethullahçılara karşı savaşacağım!"
Savaş, Fethullahçıların verdiği 25 milyon dolarla son bulur...

Zübük eserinin sonunda büyük yazar Aziz Nesin ne yazmıştı:
Sanmayın ki Zübük'ün hikâyesi bitmiştir...
"Biz kaç kişi" bu filmi daha çoook görürüz...

Bağlantı
17/5/2008

Çocuğun olunca anlarsın...

 



Bu sözü annesinden duymayan kimse var mıdır?

Anne olmak, anne olmadan tam olarak anlaşılabilecek

bir durum değil galiba...

Anne olmak ne demektir sizce?



Anne olmak, umut etmek demektir...

 



Anne olmak, asla vazgeçmemek demektir...

 



Anne olmak, hesapsızca sevmek demektir...

 



Anne olmak, sorumluluk demektir...

 



Anne olmak,

sadece kendini düşünmekten ömür boyu vazgeçmek demektir...

 



Anne olmak, her zaman yapacak işleri olmak demektir...

 



Anne olmak, dünyanın öbür ucunda da olsa çocuğunun

 sıkıntısını hissetmek demektir...


Anne olmak, kaç yaşına gelmiş olursa olsun çocuğunun

aç olup olmadığından endişelenmek demektir...

 



Anne olmak, çocuğunu gördüğüne her defasında coşkuyla sevinmek demektir...

 



Anne olmak, uykusuz geceler demektir...

 



Anne olmak, sınav kapılarında beklemek,

yeniden öğrenci olmak hatta asker olmak demektir...


 


Anne olmak, hayatı çocuğuyla birlikte yeniden yaşamak

 ve öğrenmek demektir...

 



Anne olmak, güçlü ve cesur olmak demektir...

 



Anne olmak, mutluluk demektir... 



Bağlantı
17/5/2008

Rengarenk çiçekler‏

Büyütmek için Resmin üzerine gelin Tıklayın..
Bağlantı
17/5/2008

Çabuk unutuyoruz

 

Çabuk Unutuyoruz

 

cabuk unutuyoruz
cabuk unutuyoruz
vefa duygumuz inciniyor, inanclarimiz
alevi sarariyor duslerimizin
alevi sarariyor duslerimizin
ruyasiz kaliyoruz

dusundunuz mu?cabuk unutuyoruz
vefa duygumuz inciniyor. inanclarimiz.
alevi sarariyor duslerimizin. ruyasiz kaliyoruz.
cabuk unutuyoruz. fotograflarda kaliyor yesil parkalarimiz
kortejleri koruyan zincirdeki ellerimiz cabuk unutuyor.
cabuk unutuyoruz, onun avuclarimizda cosan icini
sari atlaslarda bagiran kirmizi sloganlari cabuk unutuyoruz.
ici bosaliyor yuregimizin,
derisi kurumus, atan bir kabuk kaliyor.
gozlerimizin kaviyla tutusan omur, siyah kullere kosuyor.
baska kiyilara surgune gonderiyoruz anilari.
ayaklarimizin ucundaki toza siniyoruz, camur bulasigina.
ne zaman aynaya baksak, ayna unuttugumuz bir soz oluyor.

cabuk unutuyoruz
cabuk unutuyoruz
vefa duygumuz inciniyor.inanclarimiz.
ne zaman karanfilleri gorsek
ne zaman karanfilleri gorsek
utaniyoruz.

kahretsin cabuk unutuyoruz.
tabutlarin kapaklari kapaninca
ortulen o siyah cukurlarda kaliyor dostlar.

cenaze torenlerinde, en cok kendimize agliyoruz.
ne aman karanfilleri gorsek, yolumuzu degistiriyoruz.
devrimin bu rengi tedirginligimiz oluyor, utaniyoruz.

kirilan mezar taslarini cabuk unutuyoruz.
siyah gozleriyle bakan kursun deliklerini
bedenimizdeki iskence izlerini cabuk unutuyoruz.

uydurdugumuz gerekcelere kosuyoruz.kucuk rantlara
paranin iktidari ustumuze basimiza lagim kokulariyla siniyor.
durmadan kancalarimizi keskinlestiriyoruz, yengec sepetinin dibinde.
agzimizda azalan yosunlu disler,
bunak bir ihtiyar gibi kimligimizi cigniyor.

kahretsin, cabuk unutuyoruz!

Aydin Ozturk

 

Bağlantı


« Önceki::Sonraki »




Blogcu ile yapıldı