DAGANER GURUBUNA ÜYE OL.. - Blogcu

Generate Your Own Glitter Graphics @ GlitterYourWay.com - Image hosted by ImageShack.us

Glitter Text Generator
Glitter Text Generator


DAGANER GURUBUNA ÜYE OL..

3/7/2009

Özledim hemde çok özledim






Özledim hemde çok özledim
İsmini hece hece benliğime işledim
Hasretini yudum yudum içtim
Ne olur gel seni çok özledim
Gülen yüzüm artık yanlız ağlıyor
Ellerim ellerinin sıcağını
Gözlerim gözlerini arıyor
Gel artık bu gönlüm seni çok özlüyor
Hasret buram buram içimde yanıyor
Kalbimde yaran derin derin kanıyor
Hatıralar bana seni soruyor
Seni çok özledim sevgin içimi yakıyor
Sesini duymayı ellerini tutmayı özledim
Bana bakışını sıcacık gülüşünü özledim
Kahrediyorum kendime seni nasıl kaybettim
Ne olur gel artık seni çok özledim
Gel yine o güzel günlerimizi yaşayalım
Ellerimi tut yine beraber dolaşalım
Yine gül bana bakıp sevdiğini söyle
Sevgilim seni çok hemde çok özledim.

1 ekim 1987

O hala kalbimde
 

Filiz Turan

3/7/2009

KANTARON OTU / Latince ismi : Hypericum perforatum



KANTARON OTU







Hypericum perforatum L.) Tarla yol ve orman kıyılarında tepelerde ve çayırlarda Temmuz'dan Eylül'e kadar çiçeklenen ve ülkemizde sari kantaron kan otu kılıç otu mayasıl otu ve yara otu gibi yöresel adlara da sahip olan şifalı bir bitkidir. Bitki 25-60 cm boyunda olup çok dallıdır ve sapları ayrı olduğu halde bir şemsiye biçimindeki çiçekleri 5 parçalı korolla altın sarisi renkli ve kenarları siyah renkli guddeli tüyler ile çevrilidir . Erkek organları çok adette ve 3 demet halinde bir araya toplanmıştır. Yapraklar ışığa karşı tutulduğunda yağ guddeleri parlak noktacıklar halinde kolaylıkla görülür. Bitkiye binbirdelik otu denmesi bu özellikten ileri gelmektedir. Yanılmamak için tam olarak açmış bir çiçeği parmaklarınızın arasında ezdiğinizde ondan kırmızı bir su aktığını göreceksiniz.
Faydaları ve Kullanım Alanları
• Yaraların iyileşme sürecini hızlandırabilir
• Hafif ve orta şiddetteki depresyonlarda rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi vardır.
• Korku endişe kaygı umutsuzluk ve çaresizlik duygularının giderilmesinde yardımcıdır.
• Siyatik eklem iltihabı (artrit) ve pre-menstural kramplar (Adet öncesi ağrı ve sıkıntılar) giderilmesinde faydalıdır.
• Safra salgısını uygun yönde etkileyerek sindirim sistemini rahatlatabilir.
• Kronik yorgunluk sendromunda uykusuzluk menopoz dönemindeki sıkıntı stres ve gerginliklerin giderilmesinde etkili olabilir.

.Her derde deva olduğundan bahsedilir.özellikle mide ağrılarına birebir geldiğini bizzat gözlemlenmiştir. Ayrıca zeytinyağına ufalanarak merhem haline
getirildikten sonra açık yaralara sürüldüğünde yaraların çok çabuk iyileşmesini sağlar.
Hastalar üzerindeki gözlemlerimize dayanarak ifade ediyoruz ki doğru Kantaron kullanımı ve düzenli içildiği takdirde kanser hücreleri üzerinde temizleyici bir etki görülmektedir.
Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Oya Kaçar kantaron otunun Avrupa'da son yıllarda hafif ve orta şiddetli depresyonların stres uykusuzluk anksiyete gibi günlük yaşamı olumsuz etkileyen rahatsızlıkların tedavisinde basarıyla kullanıldığını atidepresan olarak kullanılan sentetik ilaçların kullanımında karşılaşılan uykusuzluk kilo kaybı seksüel bozukluklar gibi ciddi yan etkilere de rastlanmadığını belirtti.
Yan Etkiler ve Etkileşimleri:
Hamilelerde kullanılması yeterli klinik çalışma olmadığı için önerilmez.
Bazı hastalarda sindirim bozukluklarına neden olmuştur.
Bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara sebep olabilmektedir.Bu gibi hallerde kullanımı kesmek gerek
ir.
Binbirdelik Otu (Hypericum perforatum L.) tarla yol ve orman kıyılarında tepelerde ve çayırlarda Temmuz'dan Eylül'e kadar çiçeklenen ve ülkemizde sarı kantaron kanotukılıçotu mayasılotu ve yaraotu gibi yöresel adlara da sahip olan şifalı bir bitkidir. Bitki 25-60 cm boyunda olup çok dallıdır ve sapları ayrı olduğu halde bir şemsiye biçimindeki çiçekleri 5 parçalı korolla altın sarısı renkli ve kenarları siyah renkli guddeli tüyler ile çevrilidir . Erkek organları çok adette ve 3 demet halinde bir araya toplanmıştır. Yapraklar ışığa karşı tutulduğunda yağ guddeleri parlak noktacıklar halinde kolaylıkla görülür. Bitkiye binbirdelik otu denmesi bu özellikten ileri gelmektedir. Yanılmamak için tam olarak açmış bir çiçeği parmaklarınızın arasında ezdiğinizde ondan kırmızı bir su aktığını göreceksiniz. Tanen (tannin) uçucu yağlar (carophyllene pinene limonene myrcene) flavon türevleri (flavonoids; quercitrin quercitin rutin) hipericin (hypericin pseudohypericin) karoten (carotene) Vitamin C ve resin içermektedir. Binbirdelik otunun Türkiye' de 70 kadar türü olup; bu türlerden büyük çiçekli binbirdelikotunu (koyunkıran kuzukıran)(Hypericum calycinum L.) yiyen hayvanlar (Koyun sığırat) dan yalnız beyaz tüylü olanlarda bazen ölümle sonuçlanan deri hastalıkları meydana gelir. Siyah tüylü hayvanlarda bu tip bir duyarlılık meydana gelmemektedir. Avrupa ve Anadolu 'da yaygın bir bitki olup; Hristyan inancında kutsal bir yeri vardır. Avusturya'da İsa'nın haç kanı Tanrı kayrası otu ve peygamber kanı gibi isimlerle anılmaktadır.
Binbirdelikotu çayı ; sinir yaralanmalarında ve her türlü sinirsel şikayetlerde çarpma sonucu yaralanmalarda ve ağır kaldırma sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklarda kullanılabilir. Ayrıca o ishale karşı da etkili bir bitkidir. Sinirsel yüz ağrıları günde 2-3 bardak binbirdelikotu çayı içip dıştan da (haricen) ağrılı bölgeler uzunca bir süre binbirdelikotu yağı ile ovalanarak iyileştirilebilir. Bitkinin ayrıca sinir iyileştirici olarak adlandırılan ve sinirsel rahatsızlıklarda nevrozlarda uykusuzlukta ve sinir yorgunluklarında başarıyla kullanılan bir de tentürü (Binbirdelikotu Tentürü) hazırlanabilir. Bu tentür dıştan (haricen) friksiyon (ovarak sürme) biçiminde içten (dahilen) ise günde 10-15 damla 1 yemek kaşığı suya karıştırılarak kullanılır. Konuşma bozukluklarında rahatsız uykularda histeri krizlerinde uyurgezerlikte olduğu kadar yatağa işeme ve depresyonlarda da başarıyla kullanılabilir. Tüm bu hastalıklarda içten binbirdelikotu çayını kullanırken bir yandan da oturma çok olumlu sonuçlar verdiği söylenebilir. Haftanın 6 günü arka arkaya ayak banyoları alınması da tavsiye edilmektedir. Sinir sistemi ile ilgili tüm rahatsızlıklarda bu kür önemlidir.
Gelişme çağındaki genç kızların bir süre (Birkaç ay) günde 2 bardak binbirdelikotu çayı içmeleri tavsiye edilir. Bu çay cinsel organların gelişmesine yardımcı olacak ve adet görme düzensizliklerine son verecektir. Çok ünlü olan Binbirdelikotu (Kantaron) Yağı'da hiç bir evde eksik olmamalıdır. Gerçekten de binbirdelikotu yağı ; ağrı kesici iltihap önleyici ve iyileştirici özellikleriyle en iyi yara yağıdır. Bu yağı herkes kolayca hazırlayabilir. İyileştirme gücünü en az 2 yıl korur ve yalnızca açık yaralarda yeni yaralanmalarda hematomlarda (Deride mavi-mor lekeler) beze şişkinliklerinde güneş yanıklarında ve pürüzlü yüz ciltlerinde bakım toniği olarak kullanılmakla kalmayıp uçuklar (herpes) varisli damarlar basurlar (hemorrhoids) sırt ağrıları lumbago siyatik mafsal (eklem) iltihabı romatizma ve felçli-inmeli (paralysis) bölgelerde de etkili bir friksiyon (Ovarak sürme) yağı olarak kullanılabilir. Yanıklarda ve haşlanmalarda etkili bir yağa sahip olabilmek için bitkinin çiçekleri keten tohumu yağına yatırılır. Bu yağ güneş yanıklarında da kullanılabilir. Karınlarına zeytinyağı ile hazırlanmış binbirdelikotu (Kantaron) yağı sürüldüğünde karın ağrısı çeken bebeklerin ağlamaları sona erebilir.
Kullanım Biçimleri :
Çay Hazırlamak : 1 tatlı kaşığı dolusu bitki orta boy 1 su bardağı kaynamış suya eklenir ve 3-4 dakika demlendikten sonra süzülür. Yukarıda belirtilen durumlarda günde 2-3 bardak içilir.
RESAN ÖZELLİĞE SAHİP
Eski çağlardan beri şeker kronik romatizma mide-bağırsak bronşit hastalıkları ve soğuk algınlıklarının tedavisinde kullanılan otun "parazit düşürücü" antiseptik ve yara iyileştirici etkisinin bulunduğunu anlatan Dr. Kaçar bu özellikleri nedeniyle yanık tedavisinde de etkili olan otun içeriğindeki "Hypericin" adlı maddenin antidepresan özelliğinin bulunduğunu anlattı. Dr. Kaçar şunları kaydetti: "Klinik ve hayvan deneylerinde antidepresan etkinliği kanıtlanan ve (doğal prozac) olarak anılan ot yan etkisi olmadığı için Avrupa'da son yıllarda hafif ve orta şiddetli depresyonların stres uykusuzluk anksiyete gibi günlük yaşamı olumsuz etkileyen rahatsızlıkların tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır. Antidepresan olarak kullanılan sentetik ilaçların kullanımında karşılaşılan uykusuzluk kilo kaybı seksüel bozukluklar gibi ciddi yan etkilere de kantaron otu kullanımında rastlanmamaktadır."

BİLİNÇSİZCE TÜKETİLMESİ SAĞLIK AÇISINDAN RİSKLİ
Dr. Kaçar bitkinin mutluluk hormonu olarak adlandırılan "seratonin"in yanı sıra vücudun kendini iyi hissetmesi için gerekli olan "dopamin" ve "norepineprin" hormonlarının salgılanmasını da yan etkisiz olarak teşvik ettiğine dikkati çekti. "Hypericin"in uyku esnasında kişide "derin düşünce meditasyon memnuniyet verici ve yaratıcı düşüncelerin çoğalmasını sağladığını" ifade eden Dr. Kaçar bu maddenin bazı bakterilere karşı da antibakteriyel etkiye sahip olduğunun belirlendiğine değindi. Bitkinin Avrupa ve ABD'de preparat haline getirilerek birçok hastalığın tedavisinde yaygın olarak kullanıldığını dile getiren Dr. Kaçar Türkiye'de 9 çeşidi bulunan ottan henüz ilaç olarak yararlanılmadığını halk arasında genelde çay olarak tüketildiğini vurguladı.

Dr. Kaçar şöyle konuştu: "Bu bitkinin rastgele toplanması ve bilinçsizce tüketilmesi sağlık açısından risklidir. Çünkü ağır metaller arasında ilk sıralarda yer alan kadmiyum yol kenarlarında yetişen kantaronun bünyesinde yoğun olarak bulunmaktadır. Buralardan toplanacak kantaronun şifadan çok kanserojen etkisi vardır. Bu nedenle kantaron temiz bölgelerden toplanmalıdır. Bu bitki ülkemizde genel olarak çay olarak tüketiliyor. Bu tüketimde de belirli bir dozajın aşılmaması gerekiyor. Yani günde en fazla 1 fincan içilebilir. Aşırı içilmesi özellikle açık tenli kişilerde ışığa duyarlılık ciltte kızarıklık döküntü gibi yan etkilere neden olabilir."
3/7/2009

Hastalıklar ve Doğal Tedaviler





Ağız Yaraları

* Sirke ve susam yağı karışımı ile gargara yapılabilir.
* Bir çorba kaşığı böğürtlen yaprağı hunnap mercimek ve sinirli yapraktan oluşan karışımı kaynatıp ılıkken gargara yapabilirsiniz.
* Kuru üzüm anason ve balı aynı ölçüde karıştırıp yaraların üzerine sürebilirsiniz. Kekik çiğnemekte iyi gelir.

Alerji

* 100gr. ısırgan otu + 100gr. kırkkilit otu karışımını çay gibi demleyip günde 3 çay bardağı içmek ve bu tedaviye en az 20 gün devam etmek gerekir.
* Kaşınan bölgeye Oğulotunu haşlayıp ezerek koyarsanız kaşıntı geçer.

Ateş

* İki yemek kaşığı sirke bir su bardağı soğuk suya konulup içilir. Vücuda sirke ile pansuman yapılır.

Ayak Şişmesi Burkulma

* Soğan doğranır biraz tuz ve zeytinyağı katılıp şiş olan yere bağlanır.

Arpacık

* 1 çay bardağı sıcak suya bir tutam papatya konur ve bir müddet sonra süzülerek bununla göze masaj yapılır. Bu tedavi 2 saatte bir 5-10 dakika tekrarlanır.

Astım

* 1 lt. suya 1 tutam Mersin yaprağı veya ısırgan konur ve 10 dk. kaynatılıp demlenir ve süzülür. Günde 8-10 çay bardağı şekersiz olarak içilir.

Bademcik

* Kekik gargarası çok etkilidir.
* Balık yağı içilmelidir.

Basur

* Zulumba ve Üzerlik tohumu eşit oranlarda katıştırılıp sabahları aç karnına 1 çay kaşığı yenir.

Başağrısı

* 1 bardak sıcak suya birer tutam lavanta papatya nane biberiye ve kekik konur5 dk. sonra süzerek günde 2-4 bardak içilir.

Böbrek ve Mesane Taşı

* 1 lt. suya birer tutam Kırkkilit otu Mısır püskülü ve Kiraz sapı konur 5 dk. kaynatılır ve süzerek günde 2-4 bardak içilir.
* Ağrıyı dindirmek içinse; 1 lt. suya birer tutam Keten tohumu ve Meyan kökü ko- nur 15 dk. kaynatılıp süzülür ve günde 3-4 bardak aç karnına içilir.

Dudak Çatlaması

* Balmumu ve gülyağı birlikte eritilerek çatlaklara sürülür.
* Susam yağı da iyi bir koruyucudur.

Gastrit

* Hergün kahvaltıdan önce 1 çay kaşığının dörtte biri oranında Hardal tohumunu ılık su ile içmek ve bu tedaviyi 20 günlük kür halinde yapmak faydalıdır.

Guatr

* Tere tohumu nöbet şekeri veya bal ile eşit oranlarda karıştırılıp yenir.
* Deniz süngeri kurtulup toz haline getirilir ve balla karıştırılarak yenir.

İltihaplı Yara

* İltihaplı yaralara kına yakılır.

İshal

* Kahve içine limon sıkılıp içilir. Soğuk bal şerbeti içilir. Ekşi gıdalar yenir.

Kabızlık

* Sıcak bal şerbeti içilir. Sinameki kaynatılıp balla tatlandırılarak içilir. Kepekli

Kalp Krizi

* Ökseotu çayı Melisa çayı ve Adaçayı içmek kap krizini önleyici etkiye sahiptir. Ayrıca Civanperçemi Atkuyruğu ve kekik oturma banyoları da yararlıdır.

Kanama

* Elimiz herhangi bir yerimiz kesilirse akik yüzük taşıyorsak kanayan yere bastırılır. Ayva varsa üzerindeki tüyler kanayan yaraya bastırılır.

Kansızlık

* 1kg siyah kuru üzüm ve 1/2kg Mürdüm eriği ile 3lt suda bir müddet kaynatılır ve günde 3 öğün içilir.

Kaşıntı

* Bazen yediklerimiz (acılı turşu) dokunur. Bu esnada bir su bardağı suya bir limon sıkılıp içilirse kasıntıdan kurtuluruz.

Kas Erimesi

* Günde 3-4 bardak Aslanpençesi çayı yudum yudum içilmelidir.

Kemik Erimesi

* Günde 3-4 bardak Civanperçemi çayı yudum yudum içilmelidir.

Kireçlenme

* 400g. Ardıç tohumu 1kg bal ile karıştırılır ve bu karışımdan günde 3 öğün aç karnına 1 tatlı kaşığı yenir.

Nefes Darlığı

* Bir miktar Deniz kadayıfı toz haline getirilir. Ihlamur içine 1 çay kaşığı oranında katılarak kaynatılıp içilir.
* Ekmek ve Keten tohumu öğütülerek hergün yenilir.

Öksürük

* Günde 20g.'dan fazla olmamak kaydıyla Defne tohumu bal ile karıştırılıp yenir.
* 100g. toz zencefil ve 100g. toz zerdeçal 1kg bal ile karıştırılarak günde 3 öğün aç karna 1 tatlı kaşığı yenir.

Prostat

* 100g. Eğir kökü 5lt suda 2.5lt kalıncaya dek kaynatılır. Günde 3 öğün yemeklerden yarım saat önce 1 çay bardağı içilir.
* Aynı miktarda Kereviz tohumu da aynı şekilde hazırlanarak günde 3 öğün yemeklerden 15dk. önce 1 çay bardağı içilir.

Romatizma

* Hardal tohumu dövülüp bal ile karıştırılarak yenir. Ayrıca ağrılı bölgeye sürülür.

Susuzluk

* Hararet karaciğerden kaynaklanır. Ekşi gıdalar susuzluğu giderir. Bir su bardağı soğuk suya bir adet limon sıkıp içiniz. Salatalık ekşi nar yiyiniz.

Şeker Hastalığı

* 1 lt. sıcak suya 20g. Mersin yaprağı konup 5-10 dakika demlenir ve gün boyu içilir.
* 250g. servi kozalağı 250g. pelinotu ve 100g. melisa 2.5lt. alkole konur. Hava almayan bir kapta 45 gün bekletilir ve günde 3 üğün 1 kahve fincanı suya 8-10 damla damlatılarak içilir.
aç karna

3/7/2009

Yaşam bir seçimdir‏



 


Fotoğraf: Hale Kılınç

 

 




Hayatınızı bir düşünceyle, bir sözle, bir seçimle, bir davranışla an be an yaratıyorsunuz.

Şansa tabii ki inanıyorum.
Sevmediğiniz insanların başarılarını başka nasıl izah edebilirsiniz ki?   
Jean Cocteau

 

Yaşam bir seçimdir. Sözlerinizle, düşüncelerinizle, seçimlerinizle ve davranışlarınızla her gün hayatınızı şekillendiriyorsunuz.

Hayat sadece büyük seçimlerle değil, her gün her an yaptığımız küçük küçük seçimlerle oluşuyor. Hayatımızı sadece büyük şeylere odaklanarak yaratmıyoruz.  Küçük şeyleri yaparak, büyük şeylerin olmasına izin veriyoruz.

Haftada bir kitap okursak otuz yılın sonunda 1560 kitap okumuş oluyoruz. Bu dünya kadar bilgi demek. Kaç üniversite bitirmiş gibi olursunuz. Bir hesap edin.

Yemeğimize fesleğen yerine kekik koyarsak tadı büyük ölçüde değişir, değil mi?  Kar ile yağmur arasında fark sadece birkaç derecedir.

Futbolda sonuç bir santimetre ile değişiyor.

New York Valisi Rudy Guilianni, küçük suçlara odaklanmayı seçti.  Küçük suç işleyenleri hapse gönderdiğinde büyük suç oranlarında azalma olduğunu gördü. Bu seçimi onu çok başarılı bir vali ve New York’u daha yaşanılır bir yer yaptı.

Her işin başarısı küçük şeylerde yatıyor.

Bir restoranın başarısı tek tek müşteri memnuniyeti ile inşa oluyor.

Her gün 20 dakika egzersiz yapan birisinin sağlığı haftada bir kez, iki saat egzersiz yapana göre daha iyi oluyor.

Bu kural hayatımız için de farklı değil.

Olumlu bir düşünce, hayatınızda yeni bir olanağa kapı açıyor.

Yeni tanıştığınız bir insanla kurduğunuz sıcak bir sohbet, yeni kişilerle tanışmanıza yol açıyor.

Sabahları yaptığınız kısa bir yürüyüş, enerjinizi artırdığı için işinizde daha üretken olmanızı ve böylece daha çabuk yükselmenizi sağlıyor.

Ara atıştırmalar için pastayı, gofreti mi ya da meyve ve fındığı mı seçtiğiniz sağlığınız ve enerjinizde fark yaratıyor.

Hayatı günlerle değil, saniyelerle, dakikalarla yaşıyoruz. Her birimiz henüz inşaati süren başyapıtlarız.

Hayatınızı bir düşünceyle, bir sözle, bir seçimle, bir davranışla an be an yaratıyorsunuz.

Şimdi, bundan sonraki yarım saat içinde;

1.     Düşüncelerinize odaklanın. Olumlu mu olumsuz mu düşünceleri seçiyorsunuz?

2.     Sözlerinize odaklanın.  Hayatla ve kendinizle ilgili olumlu şeyler mi söylüyorsunuz yoksa şikayet mi ediyorsunuz?

3.     Seçimlerinize odaklanın. Size yararlı olumlu seçimler mi, size zarar veren kötü seçimler mi yapıyorsunuz?

4.     Davranışlarınıza odaklanın. Hayatınızı istediğiniz gibi yaratmak için ne yapıyorsunuz?  İyi bir planınız var ama harekete geçmiyor musunuz? Düşünce ve planınıza uygun bir adım mı atıyorsunuz?

Okuduğunuz  bireysel gelişim kitapları, dinlediğiniz motivasyon ya da hipnomeditasyon CD’leri, katıldığınız eğitimler, aldığınız mesajları zihinsel sürecinize, sözlerinize ve davranışlarınıza kattığınızda işe yarar hale gelir.

Okuduklarınız, konuyla ilgili bilginizi arttırır ama deneyiminize bir şey katmaz. Deneyiminizi sürekli zenginleştirdikçe birey olarak gelişirsiniz. İşte o zaman somut olarak, yaşamınızda değişimin karşılığını da görmeye başlarsınız.
 
Öğrenmek= Bilgi
Öğrenmek artı Uygulamak= Deneyim ve Anlayış

 
Emeklerim boşa gitti, sözü bir yalandır. Hiçbir emek gerçek anlamda boşa gitmez. Genellikle istediğimiz şeyi bize getirmediğinde söylediğimiz bir sözdür.

Deneyim, istediğiniz şeyi elde etmediğinizde bile kazandığınız bir değerdir.
 
Her deneyim bir gün muhakkak işe yarar. Hem de hiç ilgisi olmayan bir alanda, hiç beklemediğiniz bir durumda!. Her emek işe yarar. Her emek! 

3/7/2009

İLGİNÇ EVLER

































« Önceki::Sonraki »




Blogcu ile yapıldı