3/7/2009
KANTARON OTU / Latince ismi : Hypericum perforatum
Kategori: haber
KANTARON OTU
Hypericum perforatum L.) Tarla
yol ve orman kıyılarında
tepelerde ve çayırlarda Temmuz'dan Eylül'e kadar çiçeklenen ve ülkemizde
sari kantaron
kan otu
kılıç otu
mayasıl otu ve yara otu gibi yöresel adlara da sahip olan şifalı bir bitkidir. Bitki 25-60 cm boyunda olup
çok dallıdır ve sapları ayrı olduğu halde bir şemsiye biçimindeki çiçekleri 5 parçalı
korolla altın sarisi renkli ve kenarları siyah renkli guddeli tüyler ile çevrilidir . Erkek organları çok adette ve 3 demet halinde bir araya toplanmıştır. Yapraklar ışığa karşı tutulduğunda
yağ guddeleri
parlak noktacıklar halinde kolaylıkla görülür. Bitkiye binbirdelik otu denmesi bu özellikten ileri gelmektedir. Yanılmamak için
tam olarak açmış bir çiçeği parmaklarınızın arasında ezdiğinizde
ondan kırmızı bir su aktığını göreceksiniz.
yol ve orman kıyılarında
tepelerde ve çayırlarda Temmuz'dan Eylül'e kadar çiçeklenen ve ülkemizde
sari kantaron
kan otu
kılıç otu
mayasıl otu ve yara otu gibi yöresel adlara da sahip olan şifalı bir bitkidir. Bitki 25-60 cm boyunda olup
çok dallıdır ve sapları ayrı olduğu halde bir şemsiye biçimindeki çiçekleri 5 parçalı
korolla altın sarisi renkli ve kenarları siyah renkli guddeli tüyler ile çevrilidir . Erkek organları çok adette ve 3 demet halinde bir araya toplanmıştır. Yapraklar ışığa karşı tutulduğunda
yağ guddeleri
parlak noktacıklar halinde kolaylıkla görülür. Bitkiye binbirdelik otu denmesi bu özellikten ileri gelmektedir. Yanılmamak için
tam olarak açmış bir çiçeği parmaklarınızın arasında ezdiğinizde
ondan kırmızı bir su aktığını göreceksiniz.Faydaları ve Kullanım Alanları
• Yaraların iyileşme sürecini hızlandırabilir
• Hafif ve orta şiddetteki depresyonlarda rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi vardır.
• Korku
endişe
kaygı
umutsuzluk ve çaresizlik duygularının giderilmesinde yardımcıdır.
• Siyatik
eklem iltihabı (artrit) ve pre-menstural kramplar (Adet öncesi ağrı ve sıkıntılar) giderilmesinde faydalıdır.
• Safra salgısını uygun yönde etkileyerek sindirim sistemini rahatlatabilir.
• Kronik yorgunluk sendromunda
uykusuzluk
menopoz dönemindeki sıkıntı
stres ve gerginliklerin giderilmesinde etkili olabilir.
• Hafif ve orta şiddetteki depresyonlarda rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi vardır.
• Korku
endişe
kaygı
umutsuzluk ve çaresizlik duygularının giderilmesinde yardımcıdır. • Siyatik
eklem iltihabı (artrit) ve pre-menstural kramplar (Adet öncesi ağrı ve sıkıntılar) giderilmesinde faydalıdır. • Safra salgısını uygun yönde etkileyerek sindirim sistemini rahatlatabilir.
• Kronik yorgunluk sendromunda
uykusuzluk
menopoz dönemindeki sıkıntı
stres ve gerginliklerin giderilmesinde etkili olabilir. .Her derde deva olduğundan bahsedilir.özellikle mide ağrılarına birebir geldiğini bizzat gözlemlenmiştir. Ayrıca zeytinyağına ufalanarak merhem haline
getirildikten sonra açık yaralara sürüldüğünde
yaraların çok çabuk iyileşmesini sağlar.
yaraların çok çabuk iyileşmesini sağlar. Hastalar üzerindeki gözlemlerimize dayanarak ifade ediyoruz ki doğru Kantaron kullanımı ve düzenli içildiği takdirde kanser hücreleri üzerinde temizleyici bir etki görülmektedir.
— Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Oya Kaçar
kantaron otunun Avrupa'da son yıllarda hafif ve orta şiddetli depresyonların
stres
uykusuzluk
anksiyete gibi günlük yaşamı olumsuz etkileyen rahatsızlıkların tedavisinde basarıyla kullanıldığını
atidepresan olarak kullanılan sentetik ilaçların kullanımında karşılaşılan uykusuzluk
kilo kaybı
seksüel bozukluklar gibi ciddi yan etkilere de rastlanmadığını belirtti.
kantaron otunun Avrupa'da son yıllarda hafif ve orta şiddetli depresyonların
stres
uykusuzluk
anksiyete gibi günlük yaşamı olumsuz etkileyen rahatsızlıkların tedavisinde basarıyla kullanıldığını
atidepresan olarak kullanılan sentetik ilaçların kullanımında karşılaşılan uykusuzluk
kilo kaybı
seksüel bozukluklar gibi ciddi yan etkilere de rastlanmadığını belirtti.Yan Etkiler ve Etkileşimleri:
Hamilelerde kullanılması yeterli klinik çalışma olmadığı için önerilmez.
Bazı hastalarda sindirim bozukluklarına neden olmuştur.
Bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara sebep olabilmektedir.Bu gibi hallerde kullanımı kesmek gerekir.
Hamilelerde kullanılması yeterli klinik çalışma olmadığı için önerilmez.
Bazı hastalarda sindirim bozukluklarına neden olmuştur.
Bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara sebep olabilmektedir.Bu gibi hallerde kullanımı kesmek gerekir.
Binbirdelik Otu (Hypericum perforatum L.) tarla
yol ve orman kıyılarında
tepelerde ve çayırlarda Temmuz'dan Eylül'e kadar çiçeklenen ve ülkemizde
sarı kantaron
kanotu
kılıçotu
mayasılotu ve yaraotu gibi yöresel adlara da sahip olan şifalı bir bitkidir. Bitki 25-60 cm boyunda olup
çok dallıdır ve sapları ayrı olduğu halde bir şemsiye biçimindeki çiçekleri 5 parçalı
korolla altın sarısı renkli ve kenarları siyah renkli guddeli tüyler ile çevrilidir . Erkek organları çok adette ve 3 demet halinde bir araya toplanmıştır. Yapraklar ışığa karşı tutulduğunda
yağ guddeleri
parlak noktacıklar halinde kolaylıkla görülür. Bitkiye binbirdelik otu denmesi bu özellikten ileri gelmektedir. Yanılmamak için
tam olarak açmış bir çiçeği parmaklarınızın arasında ezdiğinizde
ondan kırmızı bir su aktığını göreceksiniz. Tanen (tannin)
uçucu yağlar (carophyllene
pinene
limonene
myrcene)
flavon türevleri (flavonoids; quercitrin
quercitin
rutin)
hipericin (hypericin
pseudohypericin)
karoten (carotene)
Vitamin C ve resin içermektedir. Binbirdelik otunun Türkiye' de 70 kadar türü olup; bu türlerden büyük çiçekli binbirdelikotunu (koyunkıran
kuzukıran)
(Hypericum calycinum L.) yiyen hayvanlar (Koyun
sığır
at) dan yalnız beyaz tüylü olanlarda bazen ölümle sonuçlanan
deri hastalıkları meydana gelir. Siyah tüylü hayvanlarda bu tip bir duyarlılık meydana gelmemektedir. Avrupa ve Anadolu 'da yaygın bir bitki olup; Hristyan inancında kutsal bir yeri vardır. Avusturya'da İsa'nın haç kanı
Tanrı kayrası otu ve peygamber kanı gibi isimlerle anılmaktadır.
Binbirdelikotu çayı ; sinir yaralanmalarında ve her türlü sinirsel şikayetlerde
yol ve orman kıyılarında
tepelerde ve çayırlarda Temmuz'dan Eylül'e kadar çiçeklenen ve ülkemizde
sarı kantaron
kanotu
kılıçotu
mayasılotu ve yaraotu gibi yöresel adlara da sahip olan şifalı bir bitkidir. Bitki 25-60 cm boyunda olup
çok dallıdır ve sapları ayrı olduğu halde bir şemsiye biçimindeki çiçekleri 5 parçalı
korolla altın sarısı renkli ve kenarları siyah renkli guddeli tüyler ile çevrilidir . Erkek organları çok adette ve 3 demet halinde bir araya toplanmıştır. Yapraklar ışığa karşı tutulduğunda
yağ guddeleri
parlak noktacıklar halinde kolaylıkla görülür. Bitkiye binbirdelik otu denmesi bu özellikten ileri gelmektedir. Yanılmamak için
tam olarak açmış bir çiçeği parmaklarınızın arasında ezdiğinizde
ondan kırmızı bir su aktığını göreceksiniz. Tanen (tannin)
uçucu yağlar (carophyllene
pinene
limonene
myrcene)
flavon türevleri (flavonoids; quercitrin
quercitin
rutin)
hipericin (hypericin
pseudohypericin)
karoten (carotene)
Vitamin C ve resin içermektedir. Binbirdelik otunun Türkiye' de 70 kadar türü olup; bu türlerden büyük çiçekli binbirdelikotunu (koyunkıran
kuzukıran)
(Hypericum calycinum L.) yiyen hayvanlar (Koyun
sığır
at) dan yalnız beyaz tüylü olanlarda bazen ölümle sonuçlanan
deri hastalıkları meydana gelir. Siyah tüylü hayvanlarda bu tip bir duyarlılık meydana gelmemektedir. Avrupa ve Anadolu 'da yaygın bir bitki olup; Hristyan inancında kutsal bir yeri vardır. Avusturya'da İsa'nın haç kanı
Tanrı kayrası otu ve peygamber kanı gibi isimlerle anılmaktadır.
çarpma sonucu yaralanmalarda ve ağır kaldırma sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklarda kullanılabilir. Ayrıca o
ishale karşı da etkili bir bitkidir. Sinirsel yüz ağrıları
günde 2-3 bardak binbirdelikotu çayı içip
dıştan da (haricen) ağrılı bölgeler uzunca bir süre binbirdelikotu yağı ile ovalanarak iyileştirilebilir. Bitkinin ayrıca
sinir iyileştirici olarak adlandırılan ve sinirsel rahatsızlıklarda
nevrozlarda
uykusuzlukta ve sinir yorgunluklarında başarıyla kullanılan bir de tentürü (Binbirdelikotu Tentürü) hazırlanabilir. Bu tentür dıştan (haricen) friksiyon (ovarak sürme) biçiminde
içten (dahilen) ise
günde 10-15 damla
1 yemek kaşığı suya karıştırılarak kullanılır. Konuşma bozukluklarında
rahatsız uykularda
histeri krizlerinde
uyurgezerlikte olduğu kadar
yatağa işeme ve depresyonlarda da başarıyla kullanılabilir. Tüm bu hastalıklarda içten binbirdelikotu çayını kullanırken
bir yandan da oturma çok olumlu sonuçlar verdiği söylenebilir. Haftanın 6 günü
arka arkaya ayak banyoları alınması da tavsiye edilmektedir. Sinir sistemi ile ilgili tüm rahatsızlıklarda bu kür önemlidir. Gelişme çağındaki genç kızların
bir süre (Birkaç ay) günde 2 bardak binbirdelikotu çayı içmeleri tavsiye edilir. Bu çay
cinsel organların gelişmesine yardımcı olacak ve adet görme düzensizliklerine son verecektir. Çok ünlü olan Binbirdelikotu (Kantaron) Yağı'da hiç bir evde eksik olmamalıdır. Gerçekten de binbirdelikotu yağı ; ağrı kesici
iltihap önleyici ve iyileştirici özellikleriyle
en iyi yara yağıdır. Bu yağı herkes kolayca hazırlayabilir. İyileştirme gücünü en az 2 yıl korur ve yalnızca açık yaralarda
yeni yaralanmalarda
hematomlarda (Deride mavi-mor lekeler)
beze şişkinliklerinde
güneş yanıklarında ve pürüzlü yüz ciltlerinde bakım toniği olarak kullanılmakla kalmayıp
uçuklar (herpes)
varisli damarlar
basurlar (hemorrhoids)
sırt ağrıları
lumbago
siyatik
mafsal (eklem) iltihabı
romatizma ve felçli-inmeli (paralysis) bölgelerde de etkili bir friksiyon (Ovarak sürme) yağı olarak kullanılabilir. Yanıklarda ve haşlanmalarda etkili bir yağa sahip olabilmek için bitkinin çiçekleri keten tohumu yağına yatırılır. Bu yağ
güneş yanıklarında da kullanılabilir. Karınlarına zeytinyağı ile hazırlanmış binbirdelikotu (Kantaron) yağı sürüldüğünde karın ağrısı çeken bebeklerin ağlamaları sona erebilir. Kullanım Biçimleri : Çay Hazırlamak : 1 tatlı kaşığı dolusu bitki
orta boy 1 su bardağı kaynamış suya eklenir ve 3-4 dakika demlendikten sonra süzülür. Yukarıda belirtilen durumlarda günde 2-3 bardak içilir. RESAN ÖZELLİĞE SAHİPEski çağlardan beri şeker
kronik romatizma
mide-bağırsak
bronşit hastalıkları ve soğuk algınlıklarının tedavisinde kullanılan otun
"parazit düşürücü"
antiseptik ve yara iyileştirici etkisinin bulunduğunu anlatan Dr. Kaçar
bu özellikleri nedeniyle yanık tedavisinde de etkili olan otun içeriğindeki "Hypericin" adlı maddenin
antidepresan özelliğinin bulunduğunu anlattı. Dr. Kaçar
şunları kaydetti: "Klinik ve hayvan deneylerinde antidepresan etkinliği kanıtlanan ve (doğal prozac) olarak anılan ot
yan etkisi olmadığı için Avrupa'da son yıllarda hafif ve orta şiddetli depresyonların
stres
uykusuzluk
anksiyete gibi günlük yaşamı olumsuz etkileyen rahatsızlıkların tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır. Antidepresan olarak kullanılan sentetik ilaçların kullanımında karşılaşılan uykusuzluk
kilo kaybı
seksüel bozukluklar gibi ciddi yan etkilere de
kantaron otu kullanımında rastlanmamaktadır." BİLİNÇSİZCE TÜKETİLMESİ SAĞLIK AÇISINDAN RİSKLİ
Dr. Kaçar
bitkinin mutluluk hormonu olarak adlandırılan "seratonin"in yanı sıra vücudun kendini iyi hissetmesi için gerekli olan "dopamin" ve "norepineprin" hormonlarının salgılanmasını da yan etkisiz olarak teşvik ettiğine dikkati çekti. "Hypericin"in uyku esnasında kişide "derin düşünce
meditasyon
memnuniyet verici ve yaratıcı düşüncelerin çoğalmasını sağladığını" ifade eden Dr. Kaçar
bu maddenin bazı bakterilere karşı da antibakteriyel etkiye sahip olduğunun belirlendiğine değindi. Bitkinin
Avrupa ve ABD'de preparat haline getirilerek birçok hastalığın tedavisinde yaygın olarak kullanıldığını dile getiren Dr. Kaçar
Türkiye'de 9 çeşidi bulunan ottan henüz ilaç olarak yararlanılmadığını
halk arasında genelde çay olarak tüketildiğini vurguladı. Dr. Kaçar
şöyle konuştu: "Bu bitkinin rastgele toplanması ve bilinçsizce tüketilmesi
sağlık açısından risklidir. Çünkü ağır metaller arasında ilk sıralarda yer alan kadmiyum
yol kenarlarında yetişen kantaronun bünyesinde yoğun olarak bulunmaktadır. Buralardan toplanacak kantaronun
şifadan çok kanserojen etkisi vardır. Bu nedenle kantaron temiz bölgelerden toplanmalıdır. Bu bitki
ülkemizde genel olarak çay olarak tüketiliyor. Bu tüketimde de
belirli bir dozajın aşılmaması gerekiyor. Yani
günde en fazla 1 fincan içilebilir. Aşırı içilmesi
özellikle açık tenli kişilerde ışığa duyarlılık
ciltte kızarıklık
döküntü gibi yan etkilere neden olabilir."
