kitap - DAGANER GURUBUNA ÜYE OL.. - Blogcu

Generate Your Own Glitter Graphics @ GlitterYourWay.com - Image hosted by ImageShack.us

Glitter Text Generator
Glitter Text Generator



DAGANER GURUBUNA ÜYE OL..

6/11/2009

ATAM




 

1/8/2009

ÇANAKKALE SAVAŞLARI



GELİBOLU

YARIMADASI

TARİHİ MİLLİ PARKI

GELİBOLU

PENINSULA HISTORİCAL

NATIONAL  PARK

Doğal ve kültürel değerleri yanısıra dünya savaş tarihi açısından büyük önem taşıyan ve Mustafa Kemal  komutasındaki Türk ordu birliklerinin dünyayı şaşırtan cesaret ve kahramanlıklarının sergilendiği Çanakkale  Savaşlarının izlerini ve anılarını korumak amacıyla 1973 yılında Milli Park ilan edilmiştir.
Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, ilimizin en önemli gezi yerlerinden birisidir. Parkın kara sınırlarını Gelibolu Yarımadası'nın Saroz Körfezindeki Ece Limanı ile Çanakkale Boğazında yer alan Akbaş İskelesi  arasında çizelecek bir hat oluşturur. Seddülhabir Köyü çevresindeki Tekke ve Hisarlık Burunları, Ertuğrul, Morto, İkiz koyları, Alçıtepe, Kerevizdere,  Zığındere ile kuzeydoğuda yer alan Arıburnu, Conkbayırı, Kocaçimen, Kanlısırt, Anafartalar ve Suvla koyları,  savaşın cereyan ettiği başlıca alanlardır. Çanakkale Savaşları sırasında büyük cesaret göstererek şehit olan  birlikler ve şahıslar adına bugün Gelibolu Yarımadasında çok sayıda şehitlik vardır.
Her biri ayrı bir kahramanlık  örneği olan bu şehitliklerin en önemlisi Morto Koyu'nda, Hisarlık tepe üzerinde tüm şehitlerimizin anısına dikilen  ÇANAKKALE ŞEHİTLER ABİDESİ'dir. Gelibolu Yarımadası üzerinde, Çanakkale Savaşlarında hayatlarını kaybeden yabancı askerler için de anıt ve mezarlıklar vardır. 

 

ÇANAKKALE SAVAŞLARI
Çanakkale Savaşları, Birinci Dünya Savaşı içinde, tarihin en kanlı bölümü olarak bilinir. Türk'ün sayısız zafer, şan  ve şerefle dolu tarihinin en parlak sayfasıdır. I.Dünya savaşı'ndan kısa bir süre önce, 1911-1942 yıllarında Osmanlı  Devleti son Afrika topraklarını İtalya'ya kaptırmış, 1912-1913 Balkan Hezimeti ise, Rumeli'deki son Türk  hakimiyetini silip süpürmüştür. Bulgar Ordularının İstanbul kapılarını zorlaması, 500 yıldır Türk olan Rumeli'nin  kaybı, İstanbul ve boğazların güvenliğinin tehlikeye girmesi, o zamanın devlet adamlarında siyasi yalnızlığımızın tabii bir sonucu olarak değerlendirilmiştir.
Dolayısıyla I. Dünya Savaşı'na rastlayan günlerde Osmanlı devleti  yalnızlıktan ve emniyetsizlikten kurtulmak fakat, Balkan savaşının kötü hatıralarının tesiri altında kalan her iki blokta Türk ittifakını küçümsemişler ve bu ittifakın kendileri için bir yük olmasından endişe etmişlerdi. Ancak, Alman İmparatoru, her iki blok arasındaki savaşta, Osmanlı devletinin hiç değilse bir kısım düşman kuvvetini meşgul  edebileceği gerekçesiyle müdahale etmiştir.
Bu suretle Osmanlı devleti, kaderini alelacele, 2 Ağustos 1914'te  "Üçlü ittifak'a bağlamıştır. İşte Çanakkale Zaferini yaratan kuvvet. 1914 yazında küçümsenen değeri hakkında yanlış teşhis konan bu TÜRK ORDUSU'dur. Avrupa'da savaş bütün şiddetiyle sürerken, hareket harbinin yerini siper harbi almıştır. Bu cephede yarma yapmak ve kesin sonuç almak son derece zorlanmıştır. Halbuki "üçlü   itilaf"ın askere gücü günden güne artmaktadır.
Bu güç , hareket savaşına müsait başka savaş alanlarında  kullanılmalıdır. İngiltere Başkanı Lloyd GEORGE ve Bahriye Nazırı CHARCHILL bu görüşü benimsemişlerdir. Çanakkale Savaşları, işte bu görüşü benimseyenlerin esiridir.
Hareket sahası olarak Gelibolu Yarımadası'nın   seçilmesi, bu bölgenin jeopolitik bakımdan çok büyük öneme sahip olmasındandır. Boğazlar, Güney Rusya ve bütün karadeniz kıyılarının açık denizlere olan tek çıkış noktasıdır. Harp halinde bu geçidin kapanması, Rusya içih hayati önem taşımaktadır. Zira, Rusya'nın insan ve hammadde kaynakları zengin, fakat sanayi ve mali imkanları sınırlıdır. Bunun için uzun ve sürekli bir savaşın gerektirdiği silah, cephane ve malzeme ikmalini temin  edemeyecek durumdadır.
Bu durumda boğazlar doğu cephesinin en müsait ve hayati menzul hattını teşkil etmektedir. Bu geçidin açılmasıyla Rusya'yı takviye edecek, batı cephesinin yükünü hafifletecek, dolayısıyla savaşı kısaltacaktır. Osmanlı devletinin savaş dışı edilmesiyle, muhtemelen Balkan devletleri ve İtalya "itilaf"  devletleri yanında savaşa katılacaklardı.
O zaman İngiliz Bahriye Nazırı olan CHURCHILL'in ısrarla üzerinde durduğu bu fikirlere önceleri pek itibar edilmemiştir. Ancak 1914 Aralık ayında başlayan Türk Sarıkamış harekatı  üzerine telaşlanan; çok zor durumda kalan hiç değilse bir kısım Türk kuvvetlerinin başka Cephelere çekilmesini isteyen Rusya'nın yükünü azaltmak için, Çanakkale seferine karar verilmiş, fakat kesin neticeyi batı cephesinde arayanları darıltmamak amacıyla önce sadece donanmayla ve zorla Çanakkale Boğazı geçilmeye çalışılmıştır.

18 Mart 1915'te yaklaşık bir aydır sürekli olarak bombaladığı boğazın her iki tarafındaki Türk tabyalarının artık sustuğunu varsayan 12 zırhlı, 18 muhrip, 7 mayın tarama gemisi, çeşitli nakliye destek gemisi ve uçak    gemilerinden meydana gelen I. Dünya savaşının en büyük ve en modern donanması, boğazı geçme girişiminde  bulunmuştur. Ancak ehliyetli ellerde sevk ve idare edilen kahraman Türk askerinin hayatını hiçe sayarak kanını fedakarca akıtması sayesinde dünyanın en modern silah ve teçhizatıyla donatılmış düşman donanması, 7 modern  savaş gemisini ve binlerce askerini, kaybederek geri çekilmek zorunda kalmıştır. Zira, Mehmetçik, düşmanı denizden bir adım bile geçirmemeye yemin etmiştir.
Anadolu bozkırının o güne kadar deniz görmemiş çocukları, sanki kırk yıldır denizlerde savaşıp da pişmiş kişilere özgü beceriyle zırhlı düşman gemilerine geçiş  hakkı tanımamıştır.
Bunun üzerine 25 Nisan ve 6 Ağustos 1915 tarihleri arasında düşman kara kuvvetleri Gelibolu Yarımdasına çıkarılmış olup, çıkarma şöyle özetlenebilir. Asıl kuvvetler Gelibolu Yarımadasının güney ucuna iki ayrı  noktadan çıkacak ve boğazları kontrol eden tepeleri alacak, bunu başarmak için, iki tümenden oluşan bir Anzac (Avustralya ve Yeni Zelanda) Kolordusu Kabatepe bölgesine çıkacak ve iki ingiliz ve bir Fransız tümeni ile bir Hint tugayından oluşan kuvvet, Seddülbahir bölgesini ele geçirecektir. Aynı anda bir aldatmaca olarak, boğazın güneyinde Kumkale bölgesinde ikinci bir çıkarma yapılacak ve bazı donanma birlikleri orada da çıkarma olacağı izlenimi vermek üzere Saroz körfezine doğru seyredecektir. Fakat, kahraman TÜRK askerinin hayatını  hiçe sayarak kahramanca döğüşmesi TÜRK komutanlarının ve bilhassa Mustafa KEMAL'in üstün sevk ve idareleri sonucunda düşman başarısızlığa uğrayarak savaş, siper savaşı halini almıştır.
Gelibolu Yarımdasında çıkarma yapan düşman kuvvetlerini meydana getiren askerlerin milliyetleri son derece enteresandır. İngiliz ve  Fransızlar'ın yanısıra, bizimle hiç ilgisi olmayan Cezayir Berberilerini Sengal zencilerini, Avustralyalı, Kanadalı, Yeni Zelandalı ve Hintlileri üzerimize salmışlardır. Şair. Şu mısralarla,  "Eski dünya, yeni dünya, bütün akvam-ı beşer, Kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mi hakikat mahşer.  Yedi iklimi cihanın duruyor karşında, Avustralya'yla beraber, bakıyorsun Kanada! Çehreler başka, lisanlar, deriler renkgarenk, sade bir hadise var  ortada, vahşetler denk. Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela" diyerek, bunu ne güzel dile getirmiştir. 
Evet, düşman yalnızca birkaç devletten ibaret olmayıp, sanki karşımızda bütün dünya vardı. Düşman donanması II. Dünya Savaşı'na kadar, dünyanın gördüğü en büyük ve en modern donanmasıydı. Hal böyle iken kazanılan zaferin   değeri daha iyi anlaşılmaktadır. Zira bu savaş; yenilmez sayılan devletlerin mağlubiyetidir.
Çanakkale'de tarihin kaydettiği en büyük ve en kanlı savunma savaşları verilmiştir. Bu savaşlar Mustafa Kemal gibi bir askeri  dehanın Türk ve dünya kamuoyu tarafından tanınmasının sağlanması açısından son derece önem taşımaktadır. Düşman durmadan saldırmaktadır. Anafartalar ve Arıburnu cephelerinde emir komuta karmaşası vardır. Bu durum çok tehlikelidir. Yarbay Mustafa Kemal, Ordu komutanı Alman General liman Von Sandres'ten bütün  mevcut kuvvetlerin emrine verilmesini ve bundan başka çare kalmadığını bildirmiş. Alman General "Çok gelmez mi?" diye sorduğunda Mustafa Kemal, "Az gelir" diye cevap vermiştir. Ertesi gün emir gelmiş ve bütün birliklerin  komutası Mustafa Kemal'e verilmiştir. Bir cephe komutanlığının çok gelip gelmeyeceğini yarbay Mustafa Kemal'e soran ve "az gelir" cevabını alan Alman General karşısındaki Türk'ün "ATATÜRK" olduğunu yıllar sonra  öğrenecektir. 
Çanakkale savaşları'nın temel ağırlık noktasını, Mustafa Kemal oluşturmuştur. Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları başlamadan kısa bir süre önce 2 Şubat 1915'te Tekirdağ'da yeni kurulacak olan 18'uncu  Tümen Komutanlığına atanmıştır. Derhal göreve başlayan Mustafa Kemal, o tümeni kısa bir zaman içinde savaşa hazır. Seçkin bir tümen haline getirmiştir. Fakat kısa bir zaman sonra Mustafa Kemal bu bölgeden alınarak, tümeni ile birlikte Bigalı köyüne çekilmiştir. Mustafa Kemal, düşmanın Gelibolu çıkarmasına kadar, yani 25 Nisan  1915'e kadar orada yedek kuvvet olarak kalmış, fakat Arıburnu taarruzu başlar başlamaz, kendi insiyatifi ve teşebbüsü ile emir beklemeden, Arıburnu'na yetişerek taarruza geçmiştir. Düşmanı Koca çimentepe'de durdurarak, yarımadanın tahliyesine kadar düşmanın ilerlemek için yaptığı bütün taarruzları ve   şiddetli hücumları  erimeye mahkum etmiş ve Türk'ün yiğit mehmetçiği Çanakkale'de sanki etten ve kemikten bir kale yaratmıştır.
Bütün savaşlardan farklı bir savaş malzemesi görülmüştür. Bu da "İNANÇ"tır. Topa, tüfeğe, üstün kuvvete, çeliğe  karşı dimdik duran ve kafa tutan bir inanç kendini göstermiştir. Mustafa Kemal'in "size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında, yerinize başka kuvvetler ve kumandanlar  kaim olabilir" dediği bu savaşlarda, herkes öldürmek ve ölmek için düşmana atılmıştır.
Mustafa Kemal, bu savaşı  "bu öyle alelade bir taarruz değil, herkesin muvaffak olmak veya ölmek arzusuyla harekete geçtiği bir taarruzdur" diye ifade etmiştir. Burada meşhur 57'inci Alay, hiç kurtulmamacasına Mustafa Kemal'in emrine uyarak tamamen şehit olmuştur. Nitekim çeşitli milletlerden meydana gelmiş, düşman askerleri, yapışıp, kaldıkları  Arıburnu'nun yalçın yamaçlarından bir adım bile ileri atamamışlardır. 
Öncelikle İstanbul'u tehdit eden düşmanın   Gelibolu Yarımdasına yaptığı bu taarruzu Kocaçimentepe'de durduran Mustafa Kemal, bu başarısından dolayı haklı olarak Albaylığa yükseltilmiştir.  6-7 Ağustos 1915'te Türk askerini yandan, yani Anafartalar'dan çevirmek isteyen Klıchner ordusu da bu bölgenin Grup komutanlığına atanan Mustafa Kemal'in 10 Ağustos günü ayağının  tozunu silmeden giriştiği karşı taarruz sonucunda eriyip g itmiştir. Mustafa Kemal bu savaş sırasında göğsünden bir şarapnel parçası ile yaralanmış, fakat kalbi üzerindeki saat kendisini mutlak bir ölümden kurtarmıştır.
Bu  savaşların akabinde 17 Ağustos'ta Kireç tepe Zaferini 21 Ağustos'ta 2'nci Anafartalar Zaferini kazanan Mustafa Kemal, düşmanı büyük hizmete uğratarak Çanakkale Muharebelerinin kaderi belirlenmiş, 9 Ocak 1916'da  düşman, Türk topraklarından geri çekilmek zorunda kalmıştır.
Halbuki 2 Mart 1915'te İngiliz Amiral CARDEN Londra'ya "Hava bozmazsa iki haftaya kadar İstanbul'dayız" şeklinde mesaj çekmiş, ayrıca ingiliz orduları Başkomutanı General HAMİLTON, resmi raporunda ise, "Türkler, birbiri ardınca mükemmel taarruzlarda bulundular" diye yazmıştır. Hatta bu harekatı hazırlayarak idare eden W. CHURCHILL de hatıralarında muharebelerden  bahsederken, Mustafa Kemal'in emsalsiz bir komutan, Türklüğün kaderine hakim bir deha olduğunun daha o zamanlarda  anlaşıldığına işaret ederek, "bir Miralay'ın karşımıza çıkışı bütün talihimizi değiştirdi" diye belirtmiştir.
Mustafa Kemal'in Çanakkale'de verdiği bütün emirler kesin ve sonuç alıcıdır. O, verdiği emirde aynen şöyle demiştir. "Benimle  burada muharebe eden bilcümle askerler katiyen bilmelidir ki, yuhdemize tevdi edilen namus vazifesini tamamen ifa etmek için bir  adım bile geri gitmek yoktur.
İstirihat aramanın, bu istirahattan yalnız bizim değil, bütün milletimizin ebediyen mahrum kalmasına sebebiyet verebileceğini cümlenize hatırlatırım. Bütün arkadaşlarımın hemfikir olduklarına ve düşmanı tamamen denize dökmedikçe  yorgunluk belirtisi göstermeyeceklerine şüphe yoktur".  30 Nisan'daki komutanlar toplantısında Mustafa Kemal, "içimizde ve askerlerimizde Balkan Harbi'nin utancını bir daha görmektense, ölmeyecek yoktur. Böyleleri varsa, onları kendi  ellerimizle kurşuna dizelim." şeklinde kesin konuşmuştur. Çanakkale Zaferi, meydana getirdiği nihai sonuçlar açısından son  derece önemlidir.

Bunları kısaca şöyle özetleyebiliriz:

1- Çanakkale Zaferi, müttefikleriyle Rusya'nın irtibatını önlemiş, dolayısıyla savaş iki yıl uzamış, bu arada çıkan Bolşevik ihtilali ile Rusya savaş dışı kalmıştır. Bu durum ihtilal Rusyası ile müttefiklerini birbirinden ayırmış, kurtuluş savaşı yıllarında kuzeyde güvenliğimizi sağlamış ve zafere ulaşmamızı kolaşlaştırmıştır.
2- Bu savaşlar, İngiliz ve Fransız kuvvetlerini Gelibolu Yarımadasına bağlamış, Almanya ve müttefiklerinin yükleri azalmıştır.
3- Düşmana çok büyük insan ve malzeme zayiatı verdirilmiştir.
4- Türk ordusunun zaferi, İngiltere ve Fransa'nın sömürgelerindeki prestjlerine bir darbe, esir milletlere bir ümit ve istiklal ışığı olmuştur.
5- Çanakkale Zaferi, Türk askerinin direnme gücünün, fedakarlık ruhunun ve vatanseverlik şuurunun bir abidesidir. Harpten önce kıymeti üzerinde tereddüt edilen Türk ordusu, iyi sevk ve idare edildiği zaman ehliyetli ellerde, binbir yokluk ve zarurete rağmen neler yapmaya muktedir olduğunu dünyaya göstermiş ve Balkan yenilgisinin kara lekesini tertemiz kanıyla silmiştir.
6- Bilindiği gibi, büyük hadiseler olağanüstü şahsiyetleri, büyük ve müstesna kabiliyetleri meydana çıkarmaktadır. Mustafa Kemal'in ortaya çıkışında Çanakkale savaşları kader tayin edici bir merhale olarak gözümüze çarpmaktadır.
7- Çanakkale Zaferleri, Mustafa KEMAL'in ordu içinde olduğu kadar tüm milletçe de tanınmasına vesile olmuştur. Bu suretle Türk Milleti, 1966'dan beri makus istikamette gelişen talihini yenecek olan liderlerini bulmuştur. Ordu ve millet, Anafartalar Kahramanı'nın bu işte bu güven, ATATÜRK'ün Milli Mücadele'yi zaferle sonuçlandırmasında genç, dinamik ve yepyeni modern bir devlet kurmasında en büyük ilham ve kuvvet kaynağı olmuştur.
8- Çanakkale, Milli mücadelenin bir nevi başlangıcı sayılmaktadır. Çanakkale, Türk'ün vatanseverliğinin, cesaretinin, mücadele azminin ve kahramanlığının sembolüdür.

HAVUZLAR ŞEHİTLİĞİ
Kerevizdere savaşlarında yaralanıp bu yerde vefat eden 2 Subay ve 8 Er anısına 1961 yılında dikilmiştir.

ZIĞINDERE SARGI YERDİ ANITI
Alçıtepe küyünün kuzeybatısındadır. 25. ve 26. Piyade Alaylarında şehit düşen tüm personel ve 2. Tüm. Kur. BŞK. Kurb. Yzb. Kemal bey ile Zığındere'deki ilk yardım istasyonunda tedavi görmekte iken düşmanın açtığı ateş esnasında şehit olan askerlerimiz  anısına, 1995'de T.C Kültür Bakanlığınca inşa edilmiştir.

İLK ŞEHİT ANITI
Seddülbahir köyündedir. 1986 yılında, Çanakkale Savaşlarında ilk olarak canlarını veren 5 subay, 81 er olmak üzere toplam 86 şehidimiz anısına dikilmiştir. Cephanelik şehitliği olarak da adlandırılmaktadır.

FRANSIZ ANIT VE MEZARLIĞI
Morto Koyu'na bakan bir yamaç üzerine kurulan Anıt, Çanakkale Savaşlarında hayatlarını kaybeden, 14.382 Fransız askerinin anısına yapılmıştır.Mezarlıkta kimlikleri bilinen askerler için ayrı ayrı taşlar dikilidir. Kimlikleri tespit edilemeyenler ise anıt çevresindeki dört toplama bölmesi ile anıt girişindeki toplama bölmesine konulmuştur.


Çanakkale Nusrat gemisi sayesinde geçilmedi

"Derinlerdeki Tarih", "Çanakkale Geçildi mi?" gibi belgesellere imza atan Savaş Karakaş, Çanakkale Deniz Savaşı'nın dakika dakika kronolojisini çıkardı. Karakaş, "1915'in 7-8 Mart gecesi Nusrat mayın gemisinin deposunda kalan son 26 mayın Çanakkale'yi geçilmez kıldı" diyor

Yapımcı Savaş Karakaş, 92. yıldönümünün kutlandığı 18 Mart 1915'teki Çanakkale deniz savaşının dakika dakika kronolojisini çıkardı.
Aynı zamanda dönemin fotoğraflarını belgeleyen Karakaş, ekibiyle birlikte Çanakkale Savaşı sırasında batırılan denizaltı ve savaş gemilerinin enkazına daldı. Karakaş, batırılan gemilerin sualtı fotoğraflarını çekerek "Onlar artık sır değil" dedi.
"Derinlerdeki Tarih", "Kayıp Denizaltılar Nerede" ve "Çanakkale Geçildi mi" gibi belgesellere imza atan Karakaş, Çanakkale'yi 18 Mart'ta geçilmez kılan sırrın, depoda kalan son 26 mayın olduğunu belirtti. Karakaş şöyle konuştu:

"1915'in 7 - 8 Mart gecesi Nusrat mayın gemisinin döktüğü 26 mayın Çanakkale'yi geçilmez kılmıştı. Anılara göre bu 26 mayın, depoda kalan son gruptu.
Nusrat ve onun döşediği 26 mayın, Fransız savaş gemisi Bouvet ile İngiliz savaş gemileri Irresistible ve Ocean'ı denizin dibine gönderdi. İngiliz muhabere kruvazörü Inflexible, Fransız savaş gemileri Gaulois ve Suffren yaralanıp savaş meydanından kaçtı. Tarihin akışı Nusrat'ın dümen suyunda şekillendi."

Hurdası parkta sergileniyor

Nusrat mayın gemisi, 1962'de özel bir şirket tarafından kuru yük gemisine dönüştürüldü. Adı "Kaptan Nusret" olarak değiştirilen gemi, 1990'da Mersin açıklarında battı. 1999'da dalgıçlar tarafından çıkarılan geminin hurdası, şu anda Mersin'de bir parkta sergileniyor.

Denizaltıların yerleri belirlendi

Karakaş, "Derinlerdeki Tarih"in bugüne kadar özenle sakladığı 1 Avustralya (AE2), 3 İngiliz (E7, E15, E20) ve 3 Fransız denizaltısı (Saphir, Mariotte, Joule) olmak üzere savaş sırasında batırılan 8 düşman denizaltısının kalıntılarıyla, her iki tarafa ait denizaltıların batırdığı savaş ve nakliye gemilerinin enkazının keşfedildiğini söyledi.

Dakika dakika 18 Mart 1915

18 Mart 1915 Çanakkale Savaşı'nın dakika dakika gelişmesi şöyle:

08.15: Sancak gemisi Queen Elizabeth dretnotunun direğine Mondros Limanı'nda 'ileriye hareket' flaması çekildi.
10.00: Müttefik donanması Boğaz girişine yaklaşmaya başladı.
10.25: Türk tarafından havalanan Alman tayyaresi Boğaz'a yaklaşmakta olan düşman hattını bildirdi.
10.30: 1. İngiliz Filosu Agamemnon kılavuzluğunda Boğaz'dan içeriye girdi. Gemiler savaş konumuna geçti. Filonun önündeki muhripler muharebe alanını taramakta ve savaş gemilerine yol açmaktaydılar. Triumph ve Prince George savaş gemileri sancak ve iskele yönlerinde kıyılara yaklaştılar.
11.00: Kumkale gerisinden açılan obüs ateşimiz savaş gemilerini etkisi altına aldı.
11.39: 1. Filo'daki İngiliz gemileri, ağır topları ile 14.000 yardadan merkez tabyalarımıza cehennemi bir ateşe başladılar. Queen Elizabeth Anadolu Hamidiye Tabyası'nı, Agamemnon Rumeli Mecidiye Tabyası'nı, Lord Nelson Namazgâh Tabyası'nı, Inflexible Rumeli Hamidiye Tabyası'nı yok etmek için ateş ve ölüm kusuyordu.
11.45: Queen Elizabeth'in Çanakkale içine düşen bir mermisi şehirde yangına neden oldu.
11.55: Agamemnon ile Lord Nelson, Rumeli Mecidiye Tabyasını bombardıman altına aldı.
11.59: Weymouth Kruvazörü, Yenişehir mevkiini toplarıyla dövmeye başladı.
12.00: Müstahkem mevkiinde muhabere santralımız isabet aldı, karargâhla savunma hatlarımızın irtibatı kesildi. Triumph, Çanakkale'yi döverken, Çimenlik Tabya'sında büyük bir patlamayla cephanelik havaya uçtu.
12.01: Rumeli Tabyası'nın iki topu muhabere dışı kaldı.
12.06: Amiral de Robeck 3. Filo'ya taarruz emrini verdi.
12.20: 3. Filo'yu oluşturan Fransız gemileri 1. Filo'nun önüne geçti.
12.23: Inflexible gemisine refakat eden istimbot battı. Inflexible ağır yara aldı.
12.25: Anadolu Hamidiye Tabyası'na düşen bir mermi kışlayı yaktı.
12.27: Prince George, Mesudiye Tabyası'nı ateş altına aldı.
12.45: Agamemnon 25 dakika içerisinde 12 isabet aldı.
13.00: Bombardımanın şiddeti gittikçe artmaktadır.
13.15: İngiliz muharebe kruvazörü Inflexible vuruldu. Irresistible, Cornwallis, Vengeance, Kumkale arkasından çıkıp borda düzeninde Boğaz'a girdiler.
13.20: Anadolu Hamidiye Tabyası karantina hizasında Çanakkale'ye yaklaşmak isteyen Bouvet'ı ateş altına aldı. Taarruz emrini alan Fransız Amiral Guepratta, İngiliz hattının önüne geçti.
13.47: Inflexible su kesiminin altından ağır bir yara alarak çekildi.
13.50: Agamemnon zırhlısı aldığı 7 isabet sonucu Inflexible ile aynı kaderi paylaştı. Gemilerden yapılan top ateşi kesildi.
14.00: Bataryalarımızın atışları ağırlaştı.
14.30: Düşmanın altı balıkçı gemisi mayın aramak için savaş alanına geldi.
14.50: Bouvet vuruldu ve 639 kişilik mürettebatıyla alabora oldu.
15.00: Yarım saat süren duraksamadan sonra ateş yeniden şiddetlendi
15.15: Namazgâh Tabyası'na düşen bir mermi kışlanın çatısını uçurdu.
15.20: Anadolu Hamidiye Tabyası ateşini yeniden Irresistible'a yöneltti.
16.20: Irresistible bir mayına çarparak, iskele yönüne yattı ve dumanlar içinde kaldı. Wear gemisi ile bir istimbot Irresistible'ın yardımına gitti.
16.30: Irresistible'nin kurtulma şansının olmadığı görülerek 610 personeli tahliye edildi.
16.35: Amiral De Robeck 2. Filo'ya çekilme ve Ocean'ın Irresistible'i yedeğe alarak kurtarma emri verdi.
17.15: Ocean Irresistible'a yaklaştı, ancak yedeğe alma şansı olmadığına karar verildi.
17.50: Irresistible, Rumeli Mecidiye Tabyası'na 14.000 yarda mesafede kaderine terk edildi.
18.00: Amiral De Robeck Irresistible'ın kaderine terk edilmesi üzerine daha fazla kayıp vermemek için genel çekilme emri verdi.
18.05: Ocean, Çanakkale ve Soğanlıdere bataryalarının yoğun ateşleri altında geri çekilirken mayına çarptı ve 15 derece eğildi.
18.10: Gemi komutanı Hayes Sadlerı yakında bulunan Coln, Jed, Chelmer muhriplerine yardım çağrısı gönderdi. Gemi personeli tahliye edildikten sonra Ocean da kaderine terk edildi.
19.30: Ocean akıntının etkisiyle Morto koyuna doğru sürüklendi.
22.30: Ocean ve Irresistible battı.

22/7/2009

Vedat Okyar uğurlandı


Vedat Okyar uğurlandı

Dün sabaha karşı vefat eden Beşiktaş'ın eski kaptanı ve spor yazarı Vedat Okyar, son yolculuğuna uğurlandı. Okyar'ın naaşı, Teşvikiye Camii'nde kılınan öğle namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Vedat Okyar, Teşvikiye Camii'nde öğleyin kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Teşvikiye Camii'nde düzenlenen törene UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, Beşiktaş Kulübü Onursal Başkanı Süleyman Seba, eski Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Şen, eski Galatasaray Kulübü Başkanı Faruk Süren, Futbol Federasyonu Başkanvekili Lutfi Arıboğan, Milli Takımlar Sorumlusu Levent Kızıl, Bursaspor yöneticileri ve eski futbolcuları, Beşiktaş'ın eski futbolcuları, siyah-beyazlı yöneticiler, kongre üyeleri ve taraftarlar katıldı.

Kalabalık bir katılımın olduğu cenaze töreninin ardından Okyar'ın naaşı cenaze arabasına konulup Zincirlikuyu Mezarlığı'na götürüldü. Bu sırada katılımcılar Vedat Okyar'ı alkışlarla uğurlarken, taraftarlar da “Büyük Kaptan”, “Güzel insan ölmedi, kalbimizde yaşıyor” diye tezahüratlarda bulundu.

Eski Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Şen, Vedat Okyar için Bodrum'dan geldiğini belirterek, “Herkesi severdi, herkes de onu severdi. Keşke tanımasaydım, şimdi çok üzgünüm. Allah rahmet eylesin” dedi.

Galatasaray Kulübü Başkanı Faruk Süren ise “Güzel bir insanı kaybettik. İyi futbolcuydu, sonra iyi yazar oldu. Allah rahmet etsin” diye konuştu.

Beşiktaş'ın eski kaptanlarından Rasim Kara da Vedat Okyar'ın çok iyi bir insan olduğunu, böyle bir insanı kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını ifade etti.

BEŞİKTAŞ'TA TÖREN DÜZENLENDİ

Okyar için Beşiktaş Kulübü'nün Akaretler'deki binası önünde düzenlenen törene, Okyar'ın eşi Asuman Okyar ve oğlu Suat Okyar ile Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören, Beşiktaş Kulübü Onursal Başkanı Süleyman Seba, yönetim kurulu üyeleri, futbol takımı teknik heyet ve oyuncuları, siyah-beyazlı camianın önde gelen isimleri, Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay ve siyah-beyazlı taraftarlar katıldı.

Yıldırım Demirören, törende yaptığı konuşmada, adam gibi adamı kaybettiklerini belirterek, şunları söyledi: “Sadece Beşiktaş'ın ve Türk spor camiasının değil, insanlığın başı sağ olsun. Para düşünmedi, dost düşündü. Galibiyet düşünmedi, dost düşündü. Onu kaybettik, ama kalbimizde yaşatacağız. Geçen yıl Kazım ağabeyi kaybettiğimizde şampiyonluk sözü vermiştik. Şimdi de güzel adama söz veriyorum. Şampiyonluk kupalarını onun için kaldıracağız.”

OĞLUNUN GÖZYAŞLARI

Okyar'ın oğlu Suat Okyar da babasına gösterilen sevgi nedeniyle inanılmaz bir baskı hissettiğini belirterek, başta Yıldırım Demirören
olmak üzere camianın önde gelen isimlerine ve kendilerini sevenlere teşekkür etti.

Konuşmasında zaman zaman gözyaşlarını tutamayan Suat Okyar, “Babamın her zaman bizden ayırmadığı Beşiktaş taraftarlarına da şükranlarımı sunuyorum. İnşallah ona layık bir evlat olmuşuzdur. Bütün babalar çok kıymetlidir. İnşallah babam gibi bir baba olurum” ifadelerini kullandı.

Babasının hayatında yaptığı hiçbir şeyden karşılık beklemediğini, kendilerine de bunu öğrettiğini kaydeden Suat Okyar, “Babam bize (Ben para biriktirmedim, dost biriktirdim) demişti. Sizlerden rica ediyorum, lütfen onu unutturmayın” dedi.

Türkiye Spor Yazarları Derneği Başkanı Esat Yılmaer ise Vedat Okyar'ın kendilerine sevgiyi öğrettiğini belirterek, “Böylesine bir sevgi adamını uğurlarken, bir şey söylemek çok güç. Onu unutmayacağız, unutturmayacağız” diye konuştu.

Beşiktaş'ın unutulmaz kaptanlarından Sanlı Sarıalioğlu da canından çok sevdiği arkadaşını kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşadığını dile getirdi.

Sarıalioğlu, Vedat Okyar için şunları söyledi: “Tam 40 yıllık dostumdu. O süre içinde beni hiç kırmadı. Hiç kimseyi kırmadığına da yüzde 100 inanıyorum. Hep sevgi doluydu ve her şeye hoşgörü ile bakardı. Futbolcu iken hiç sakatlanmadı. Bu yaşına kadar da hiç hastalanmadı. İlk kez tökezledi, buna da gücü yetmedi. Örnek bir insandı, onu çok özleyeceğiz.”

Beşiktaş Divan Kurulu Başkanı Yalçın Karadeniz ise bugün çok kötü bir gün yaşadıklarını vurgulayarak, “Vedat, babadan Beşiktaşlıydı. Bugün güzel adamı kaybettik. Allah bize onu unutturmasın” dedi.

ALKIŞLAR VE ÇİÇEKLERLE UĞURLANDI


Vedat Okyar, konuşmalar ve yapılan duaların ardından kulüp binasından alkışlar ve çiçeklerle uğurlandı.

Okyar, için kulüp binasının önündeki caddeye ve binaya pankartlar asılırken, naaşı götürülürken de kulüp binasının penceresinden çiçekler atıldı. Törene katılanlar alkışlarla Okyar'ı uğurladı.

Bu arada Okyar'ın eşi Asuman Okyar ile oğlu Suat Okyar'ın son derece üzgün oldukları gözlendi.

Beşiktaş teknik direktörü Mustafa Denizli ve futbolcular, tek tek Asuman Okyar'a başsağlığı diledi.

Okyar'ın tabutuna Beşiktaş bayrağı ve arkasında Vedat Okyar yazan 10 numaralı Beşiktaş forması konuldu.

3/7/2009

Yaşam bir seçimdir‏



 


Fotoğraf: Hale Kılınç

 

 




Hayatınızı bir düşünceyle, bir sözle, bir seçimle, bir davranışla an be an yaratıyorsunuz.

Şansa tabii ki inanıyorum.
Sevmediğiniz insanların başarılarını başka nasıl izah edebilirsiniz ki?   
Jean Cocteau

 

Yaşam bir seçimdir. Sözlerinizle, düşüncelerinizle, seçimlerinizle ve davranışlarınızla her gün hayatınızı şekillendiriyorsunuz.

Hayat sadece büyük seçimlerle değil, her gün her an yaptığımız küçük küçük seçimlerle oluşuyor. Hayatımızı sadece büyük şeylere odaklanarak yaratmıyoruz.  Küçük şeyleri yaparak, büyük şeylerin olmasına izin veriyoruz.

Haftada bir kitap okursak otuz yılın sonunda 1560 kitap okumuş oluyoruz. Bu dünya kadar bilgi demek. Kaç üniversite bitirmiş gibi olursunuz. Bir hesap edin.

Yemeğimize fesleğen yerine kekik koyarsak tadı büyük ölçüde değişir, değil mi?  Kar ile yağmur arasında fark sadece birkaç derecedir.

Futbolda sonuç bir santimetre ile değişiyor.

New York Valisi Rudy Guilianni, küçük suçlara odaklanmayı seçti.  Küçük suç işleyenleri hapse gönderdiğinde büyük suç oranlarında azalma olduğunu gördü. Bu seçimi onu çok başarılı bir vali ve New York’u daha yaşanılır bir yer yaptı.

Her işin başarısı küçük şeylerde yatıyor.

Bir restoranın başarısı tek tek müşteri memnuniyeti ile inşa oluyor.

Her gün 20 dakika egzersiz yapan birisinin sağlığı haftada bir kez, iki saat egzersiz yapana göre daha iyi oluyor.

Bu kural hayatımız için de farklı değil.

Olumlu bir düşünce, hayatınızda yeni bir olanağa kapı açıyor.

Yeni tanıştığınız bir insanla kurduğunuz sıcak bir sohbet, yeni kişilerle tanışmanıza yol açıyor.

Sabahları yaptığınız kısa bir yürüyüş, enerjinizi artırdığı için işinizde daha üretken olmanızı ve böylece daha çabuk yükselmenizi sağlıyor.

Ara atıştırmalar için pastayı, gofreti mi ya da meyve ve fındığı mı seçtiğiniz sağlığınız ve enerjinizde fark yaratıyor.

Hayatı günlerle değil, saniyelerle, dakikalarla yaşıyoruz. Her birimiz henüz inşaati süren başyapıtlarız.

Hayatınızı bir düşünceyle, bir sözle, bir seçimle, bir davranışla an be an yaratıyorsunuz.

Şimdi, bundan sonraki yarım saat içinde;

1.     Düşüncelerinize odaklanın. Olumlu mu olumsuz mu düşünceleri seçiyorsunuz?

2.     Sözlerinize odaklanın.  Hayatla ve kendinizle ilgili olumlu şeyler mi söylüyorsunuz yoksa şikayet mi ediyorsunuz?

3.     Seçimlerinize odaklanın. Size yararlı olumlu seçimler mi, size zarar veren kötü seçimler mi yapıyorsunuz?

4.     Davranışlarınıza odaklanın. Hayatınızı istediğiniz gibi yaratmak için ne yapıyorsunuz?  İyi bir planınız var ama harekete geçmiyor musunuz? Düşünce ve planınıza uygun bir adım mı atıyorsunuz?

Okuduğunuz  bireysel gelişim kitapları, dinlediğiniz motivasyon ya da hipnomeditasyon CD’leri, katıldığınız eğitimler, aldığınız mesajları zihinsel sürecinize, sözlerinize ve davranışlarınıza kattığınızda işe yarar hale gelir.

Okuduklarınız, konuyla ilgili bilginizi arttırır ama deneyiminize bir şey katmaz. Deneyiminizi sürekli zenginleştirdikçe birey olarak gelişirsiniz. İşte o zaman somut olarak, yaşamınızda değişimin karşılığını da görmeye başlarsınız.
 
Öğrenmek= Bilgi
Öğrenmek artı Uygulamak= Deneyim ve Anlayış

 
Emeklerim boşa gitti, sözü bir yalandır. Hiçbir emek gerçek anlamda boşa gitmez. Genellikle istediğimiz şeyi bize getirmediğinde söylediğimiz bir sözdür.

Deneyim, istediğiniz şeyi elde etmediğinizde bile kazandığınız bir değerdir.
 
Her deneyim bir gün muhakkak işe yarar. Hem de hiç ilgisi olmayan bir alanda, hiç beklemediğiniz bir durumda!. Her emek işe yarar. Her emek! 

2/4/2009

Burçlara göre öpüşme şekilleri





Koç (21.03 - 20.04)

Koç erkeği:
Öpüşmeye doyamayan Koç erkeği, her zaman en güzel dudaklara
sahip seksi kızları aramakla meşguldür.

Koç kadını:
Cesaretli ve deli dolu Koç kadını, ilk adımı kendisi atmaya çekinmez.
Öpüşmekten büyük haz duyar.
Top: Yay, Akrep, Aslan
Flop: Oglak, Yengeç, Boga


Boğa (21.04 - 20.05)

Boğa erkeği:
Onun için öpüşmenin içten olması, fanteziden önemlidir.
Eger gerçekten seviyorsa, o zaman Boğa erkeği tam bir boğaya dönüşür.

Boğa kadını:
Boğa kadını bu burcun erkekleriyle kıyasen öpüşme konusunda
daha yaratıcıdır.
Bazıları öpüşme durumunu adeta hiç yoktan yaratırlar ve tam hedeflerini
tuttururlar.
Top: Terazi, Yengeç, Başak
Flop: Koç, Yay, Aslan


ikizler (21.05 - 21.06)

İkizler erkeği:
Genelde çok sakin ve hassas öper, yavaşca dokunur
sevgilisinin dudaklarına.
Esrarengiz ve çekici bir havaya bürünmesini çok iyi bilir ve öptüğünde bir kaç gün süren bir etki bırakır.

İkizler kadını:
Öpüşmeleri erkekleri çıldırtacak biçimdedir. Değişik oyunlarla öpüşmeyi daha ateşli yapmaya çalışır. Böyle bir kadını hangi erkek öpmek istemez?
Top: Balık, Boğa, Başak, Akrep
Flop: Kova, İkizler, Yay


Yengeç (22.06 - 22.07)

Yengeç erkeği:
Hislerini en iyi, öperken ifade eder. Sevdigi kadini
dudaklarinin ve dilinin
atesiyle büyüler.

Yengeç kadini:
Öpüsme maratonu yapilsaydi, o, muhakkak birinci olurdu.
Onu öperken can sikintisindan sikayetci olamayacaksiniz,
çünkü yengeçkadininin
öpüsmeleri çok sehvetli olur.
Top: Balik, Boga, Basak, Akrep
Flop: Kova, Ikizler, Yay


Aslan (23.07 - 23.08)

Aslan erkegi:
Aslan erkegi, öptü mü tam öper.
Yani, dudaklarindaki Bayankendini heyecandan tamamen onun
kollarina teslim
edene kadar, birakmaz.

Aslan kadini:
Aslan kadini tarafindan öpülen erkek, zamani ve mekaniunutur.
Öpüsmek ancak bu kadar mükemmel ve bu kadar atesli olabilir.
Top: Kova, Yay, Akrep, Terazi
Flop: Boga, Oglak, Basak


Basak (24.08 - 23.09)

Basak erkegi:
Asik Romeo gibi davrandigi söylenemez.
Ancak azimli vetuttugunu koparan Basak erkegi, sevgilisinin nelerden
hoslandigini çabuk kesfeder.
O zaman öpücükleri, yildirim gibi yüreginize saplanir.

Basak kadini:
Bu konuda erkegi tarafindan yönlendirilmeye bayilir. Yavas ve
hassas dokunuslu
öpücüklere dayanamaz.
Onun için öpüsmek, çok büyük önem tasir. Bu nedenle de
hayatinda hiç bir
öpüsmeyi unutmaz.
Top: Oglak, Boga, Balik, Yengeç
Flop: Akrep, Aslan, Terazi


Terazi (24.09 - 23.10)

Terazi erkegi:
Kadinlari kendine çeken bir büyüye sahip, ayni zamanda Bir
öpüsme uzmani.
Hassas Terazi erkegi, kendini tamamen öptügü kadina adar ve
onu yaraticiligiyla her seferinde yeniden sasirtmayi basarir.

Terazi kadini:
Onun için sevismek bir nevi sinavdir.Çok seçicidir ve herkese
hedefin kapisini
açmaz.
Çok sik öpüsmesinin nedeni belki de kendineyakisan erkegi
belirlemek istedigi
içindir.
Top: Kova, Ikizler, Boga, Aslan
Flop: Akrep, Oglak, Basak


Akrep (24.10 - 22.11)

Akrep erkegi:
Bir Akrep erkegi tarafindan öpülmek ve kendinizden geçmemek
mümkün degil.
Sevgilisini memnun edebilmek için hiçbir sey esirgemez.
Bu arada biraz fazla ileri gittigi de olabilir.

Akrep kadini:
Biraz tedirgindir öperken.
Bir bakarsiniz okul kizlari gibi çekingen ve utangaç olur,
bir bakarsiniz
dudaklariniza vampir gibi yapisir.
Cazibesine hiç bir erkek dayanamaz.
Adeta büyüler.
Top: Boga, Koç, Balik, Aslan
Flop: Ikizler, Terazi, Kova


Yay (23.11 - 21.12)

Yay erkegi:
Öpüsme sanatini onun kadar iyi bilen yoktur.
Açık ve dobra tavirlariyla öptügü kadinin tam kalbine isabet eder.

Yay kadini:
Hep bir öpüsme macerasi pesindedir.
Hayalindeki erkegi buldugunda onu simartmasini çok iyi bilir.
Top: Kova, Terazi, Ikizler, Aslan
Flop: Basak, Oglak, Boga


Oglak (22.12 - 20.01)

Oglak erkegi:
O, kadinini dayanikli ve hirsli olmasiyla mükafatlandirir.
Kadinin her istedigini yerine getirmek için, elinden geleni yapar.

Oglak kadini:
Bazen biraz cani sikilmis gibi davranir, fakat bu sadece
kontrolünü kaybetmek
istemedigi içindir.
Eger erkegine güveniyorsa tam bir seks firtinasi estirir.
Top: Boga, Balik, Yengeç, Basak
Flop: Koç, Yay, Aslan, Akrep


Kova (21.01 - 19.02)

Kova erkegi:
Bütün sevisme çesitlerini dener ve en iyi öpüsme
seklinibulmaya çalisir. Çevresinde gördükleri ve
duyduklarindan çok etkilenir ve herseyi denemeye
hazirdir.
Kova erkegiyle öpüsmek hiçbir zaman heyecanini kaybetmeyecektir.

Kova kadini:
Bu konuda oldukça yaratici ve adeta bir öpüsme uzmanidir.
Sinirsiz fantezi ve fikirlere sahiptir.
Top: Ikizler, Yay, Koç, Terazi
Flop: Basak, Boga, Akrep


Balik (20.02 - 20.03)

Balik erkegi:
Onun için öpücük bir yemindir. Eger asiksa dudaklari adeta
romantizm fiskirtir.
Bu kadar duygulu olabilmesi için öptügü kisiye sonsuz
güvenmesi gerekir.

Balik kadini :
Hayalindeki erkek olunca, kendini tamamen onun dudaklarina birakir.
Baskalari isteklerini kelimelerle ifade ederken, Balik
kadinlari bunu en iyi
sekilde dudaklariyla yapar.
Top: Yengeç, Oglak, Boga, Basak
Flop: Koç, Yay, Kova, Akrep

 



« Önceki::