Hayal et
















Bir deli kuyuya taş atınca bin akıllı onu çıkaramazmış derler. AKP ve Gülen Hareketini Bitirme Belgesi de aynen böyle bir şey.Yalnız burada kuyuya taş atan deliler normal , sıradan deliler değil.
Tıp dışında, toplumsal hayatta içimizde yaşayan deliler şöyle sıralandırılır :
Zır deli, zırzır deli,hınzır deli.Bu sefer kuyuya taş atan deliler tam anlamıyla hınzır deli.
Çok kişinin kanaatına göre de Soros destekli ve F tipi hınzır deli.
Belge denilen bu nesne ne menem bir şey ki, Silifke türküsü gibi “aslı yok yaylasında bin koyunum var benim” diye bağırmakta.Kendisini gören,
bilen, tanıyan yok. Kimbilir kaçıncı kopyası olduğu dahi bilinmeyen bir fotokopi üzerine yazılıp çizilenler ansiklopedi boyutlarını aştı da ünlü Guinnes rekorlar kitabında çoktan yerini aldı.
Kafasının içinde iki üç gram bile akıl taşıyan herkes bilir ki fotokopiler belge sayılmaz.Herhangibir kağıda dilediğinizi yazıp altına da istedğiniz kimsenin imzasını elle ya da dijital biçimde yapıştırın.Şimdi de koyun bir fotokopi makinasına, alın dilediğiniz kadar kopyayı.Sonra da ister resmi kurumlara, savcılara gönderin, isterseniz de yandaş medyaya.Onlara göndermeseniz de olur, zira onlar en kısa zamanda böyle bir belgeye ulaşırlar. Sonra da hemen görevleri gereği askere ve orduya saldırmaya başlarlar.
Aslında merakı mucip olan nedir bilir misiniz? Nasıl oluyor da Ergenekon davası adı verilen soruşturmada alınan her ifade üzerine güneş batmadan yandaş medya denilen satılmış gazete ve ekranlarda hemen kendini gösteriyor da , Deniz Feneri soruşturmasından bir tek satır sızmıyor? Yanıtı açık; Ergenekon da, bu uyduruk belge de Deniz Fenerinin üstünün örtülmesi için birer araç olarak kullanılıyor da onun için.Eğer iktidarın yakın dostlarının yurt dışında lüplettikleri marklar, eurolardan AKP de nasibini aldıysa , işte o zaman yandı gülüm keten helva. Böyle bir delile ulaşıldığında partinin kapatılmasını Haşim Kılıç bile engelleyemez de onun için.
Üzücü olan ise bitmedik çalı dibinde doğmadık tavşanı vurmaya çalışan siyasilerin ve kalemşörlerinin vatanın ve Cumhuriyetin tek güvencesi olan ordumuzu yıpratma gayretleri ile içinde bulundukları hiyanetin farkında olmamalarıdır.
Yok, bu durumlarının da farkında iseler, işte o zaman vaziyet gerçekten vahimdir.
İlerde tarih bunların adlarının ve ünvanlarının önüne en aşağılık sıfatlar ekleyerek yazacaktır.
Son söz ; Uygarlıklar zaman zaman duraklama gösterseler de geriyedoğru gitmezler. İt ürür, kervan yürür.
İlhan ULUKÖSE