DAGANER GURUBUNA ÜYE OL.. - Blogcu - Sayfa 3

Generate Your Own Glitter Graphics @ GlitterYourWay.com - Image hosted by ImageShack.us

Glitter Text Generator
Glitter Text Generator



DAGANER GURUBUNA ÜYE OL..

26/11/2009

YOKLUGUN UŞUTUR BENİ





yokluğun üşütür beni
ararım sıcaklığını
ararım kollarını
isterim sarsın bu öksüz sevdamı
dökülür dilimden sana şiirler
hasret damlar her bir şiirimden
çekerim
gecelerde hasretlerini
beklerim
gündüzlerimde tek bir haberini


isterim
yüreğimde seven yüreğini
ah gözlerim nasıl özler o gözlerini
ellerim yanar özlemelerinle
yanar tutuşur senin hasretinle
gel
yüreğimi verdim işte ellerine
yüreğim hasret
yüreğine


çığ olur hasretim, sana taşarım
yaş olur gözümde, sana ağlarım
sel olur durmadan, akar çağlarım
yakama yapışır deli bir özlem
dilime dolanır ahlı bir sitem
kıyamam yine ben sana,
hiç ah edemem
gitmek isterim bu sevdadan
çekip gidemem


özlemlerin kurşun olur
vurur her yerimden
hasretin tutuşturur yakar yüreğimden
umudum
bir kuş olur uçar gönlümden
bir sızıki sorma
sızım sızım sızlar ah derinden derinden


kapanmayan bir yara bu
durur durur kanar yeniden
yoksun işte üşüyorum sensiz
yoksun
yaşıyormuyum sensiz
insan yaşarmı hiç nefessiz
nefes alabilirmiyimki ben hiç
sensiz

üşüyor yüreğim gel ısıt beni
üşüyor ellerim gel tut ellerimi
üşüyor tenim gel sar tenime tenini
düğümlendi dudağımda gülücükler, sensizliğimden
gelde
çöz yeniden gülüşlerimi
sana sakladım tüm buselerimi
sakladım
sana sevmelerimi
üşütme artık seven yüreğimi

MıSRa





26/11/2009

Bana hasreti soruyorsun




Image and video hosting by TinyPic
Image and video hosting by TinyPic






Image and video hosting by TinyPic

Bana hasreti soruyorsun

Yüreğimde yaktığın ateşten

Bir kıvılcım göndereyim

Yanmak neymiş


Kerem de kimmiş

Anlatsın sana
Image and video hosting by TinyPic
Aleme hazandır hasret

Bende ise bahar

Bahar bende

Binbiir çiçekte açar
Image and video hosting by TinyPic
Kerem’e sor

Yanmaktır hasret

Bende ise

Zemheri ayazında titremek
Image and video hosting by TinyPic
Ahmed Arif’e sor

‘’Prangalar eskitmektir’’ hasret

bende ise

Pranga vuramadığım sende ki

yürek
Image and video hosting by TinyPic
Nazım’a sor


Gömülemediği memleketidir

hasret

Benim ise

Adını koyamadığım memleket
Image and video hosting by TinyPic
Harrana’a sor

Yağmurdur hasret

Bende ise

Sana akmak isteyen gözyaşım
Image and video hosting by TinyPic
Rüzgara sor

Deli dolu esmektir hasret

Bende ise

Kokunu duymak rüzgarda
Image and video hosting by TinyPic
Dağlara sor

Bitmeyen yalnızlıktır hasret

Bende ise

Yüreğimde ki yalnızlık
Image and video hosting by TinyPic
Serçe yavrusuna sor

Uçacağı gündür hasret

Benim ise

Sana kavuşacağım gün
Image and video hosting by TinyPic
Bebeğe sor

Ana kucağıdır hasret

Benim ise

Dokunamadığım bedenin
Image and video hosting by TinyPic
Azrail’e sor

Can almamamktır hasret

Bende ise

Yokluğunda Azrail’i aramak
Image and video hosting by TinyPic
Dedim ya

Hasret bende bahardır

Bahar bende

Binbiir çiçekte açar
Image and video hosting by TinyPic
Hasret bende

Türküdür

Çığlıktır

Yalnızlıktır

Mısra mısra şiirdir
Image and video hosting by TinyPic
Bende hasret

Sensin

Hasret bende kıyamet
Image and video hosting by TinyPic



26/11/2009

Kaybettim seni bir gece vaktii



Yalnızlığın kırılmaz zincirleri sarıyor ayaklarımı..
Kızıl alevler ortasında girdaplarda yüregim..
Takvimlere gömülmüş yıllarım, aşklarım, küçük yolculuklarım..
Susmayan rüzgarların uğultusunda şimdilerde..
Cevapsız kalan sorularım...

Yaprak fırtınalarına tutulmuş ruhumun hapsolduğu bu karanlıklar adasında..
Zamanın acımasızlığının vermiş olduğu çizgiler var suratımda..
Nefretimin sarfettiği anlamsız kelimeler arasına sıkışan sevgi sözcüklerim ve..
Bugün avuçlarında saklarken yarını..
Gözlerimde uykususuzluğun doğum sancıları..

Zamansız krizlerimin yağmurlarıyla ıslanırken yanaklarım..
Kalemimle,yine korkulara boğulmuş sözlerimin istilasında seni yazıyorum..

Başaramıyorum...
Neyi başarabildim ki senden sonra..
Neyi tadabildim kaybetmekten başka...
Kapılar kapandı..

Gittiğinin sonrası sabahım olmadı..
Gözyaşlarım hiç durmadı...
Gecenin karanlığına sensin diye sarılıyorum şimdi..

Sensiz sahte mutlulukların gölgesi altında yanıyor,yaşlanıyorum..
Avuçlarımda birkaç kelime..
Sensiz cümleler arasında seni kurmaya çalışıyorum..

Seni kaybetmenin son duruşmalarında..
Sensiz aşka müebbetim istenirken..
Kollarımda anılarım, sensizliğe götürülüyorum..
Düşlerimin intihar anları gözlerimden düşerken..
Bulut gibi, melek gibi Allah'a ağlıyorum..

..Artık sahipsiz mektuplar yazmaktan alıkoyamıyorum kendimi.. Kabullenemiyorum gittiğini..

Bilmeni istediğim ve senin için sakladığım o kadar şey var ki..
Hüzün dakikalarında,yüzyıllara maruz kalan bu kalbin daha fazla gücü yok artık..

Dizleri kırık hayallerimin intihar anlarında..
Sana susayan dudaklarımda..
Gözlerinin telaffuzu yok...
kaybettim seni bir gece vaktii


22/11/2009

Hayatı yaşamanın iki yolu var.


 

 

 



Sevgidir mutluluk , karşılıksız ve çıkarsız sevgi...Aşktır bazende...birine yürekten

bağlanmaktır...Değer vermesini bilmektir mutluluk...sevilmeden de sevebilmektir

mutluluk...sevdiklerin bir gün hayatından gitmeden kıymetini bilmektir...



Annenin yavrusuna duasıdır kimi zaman...sevgiliye duyulan özlemdir bazende , en

karşılıksız ve en çıkarsız...Dua etmektir mutluluk...



Sorgulamadan yaşamaktır kaderini...olacağı varmış deyip gülümsemektir geleceğe

mutluluk...
Paylaşmaktır mutluluk...hayatı , sevgiyi ve bazende küçük bir çikolatayı

paylaşmak...



Kurumuş sonbahar yapraklarına basarken çıkan hışırtıyı duyabilmektir

 

mutluluk...ayrıntıların farkına varabilmektir...yağmurun yağ

ışını izlemektir pencerende , elinde kahven...en sevdiğin şarkıya eşlik etmektir

 

mutluluk...



Bazende bağıra çağıra şarkı söylemektir , sesinin ne kadar kötü olduğunu

 

söyleyenlere inat...



Yeni yıkanmış mis gibi çarşafların içinde gerile gerile uyumaktır

 

mutluluk...sarılmaktır sevdiğine sımsıkı...oda yoksa yastığa sarılmaktır



Hayatımızdaki o önemsiz sandığımız küçücük ayrıntıların farkına varmaktır

mutluluk...

mutluluk ayrıntılarda gizlidir...Ayrıntılarda hayatın içindedir...




Şimdi mutlu ol kendi içinde yıldızlara bak,güneşe bak,yağmurun altında

ıslan ve gülümse çünkü sen istemediğin sürece kimse seni üzemez...

22/11/2009

Sesimiz Soluğumuz..


 

 

Sesimiz Soluğumuz...

Buzda anıları anlatır, üşümüş çiçeklerin türküsü... Aşk mıdır çiçeklenen senin kirpiklerinde?

Rüzgârın yeşil estiğini söylesem, yapraklar inanır mı buna bir sonbahar akşamında!..

Aydan bir saçak düşse suların üzerine, martılar havalansa çığlık çığlığa.

Senin gözlerinden geçen bir yağmur, bulut olsa!

Uzun yolculuklara çıksan, değişken dünyanın üzerinden bir yaprak koparıp saklasan, düşlerinle avunsan bir ikindi vakti.

Sussan, gözlerini yumsan, hiç konuşmasan!

Acımasız silahlarını çekseler katiller...

Sen dirensen!

Özgürlüğün resmini çizsen kumlara, başını göğe çevirip uzun uzun baksan!

Hapislik günlerini düşünsen!

Sevsen, sevilsen!

Şafağın seherinde uyanıp yollara koyulsan...

Garip bir zamanda yaşama kaygılarını çoğaltsan... Ruhlarımızın yolculuğuna çıktığında bir mor menekşeyi elinde tutsan... Yakıcı parmak uçlarını konuştursan.

Zor mudur yaşam senin için, zor mudur mücadele etmek!

Yılgınlığa düşmeden, korkmadan!

Bir akşamüstü denizlerin bittiği yerde, kayalıkların yanı başında Foçalı balıkçılarla konuşsan, Yorgo Seferisi anımsasan:

yüzerek bir gün denizin sularında,

bir gün bir başka denizin, dokunma duygusundan yoksun,

insansız,

artık ne bizim, ne sizin olan bu ülkede.

... .....

Biliyorduk ki adalar güzeldi

buralarda bir yerde, arayıp durduğumuz -

belki biraz aşağıda, ya da biraz yukarıda,

belki de çok yakınlarda.

***

İnsan en çok neyi özler hapishanede?

Mavi gökyüzünü, baharda açan çiçekleri, denizleri, kuşları, yıldızları...

Bir bulut olsan, sabahın şafağında uyansan, eski albümün sayfalarındaki fotoğraflara baksan...

Bir cumartesi sabahı İstanbulda mavi göğün altında yürürken, Tarabya sırtlarında bir kahveye oturup Boğazdan geçen gemileri seyretsen.

Bir an düşünüp şu soruyu sorsan:

Mustafa Balbay neden cezaevinde tutuluyor?

Mehmet Y. Yılmazın değindiği gibi, Balbayın kaçma tehlikesi de yok. Böyle bir tehlike olsaydı, ilk gözaltına alınıp tutuksuz yargılanmak üzere salıverildiğinde yapardı.

Balbay tutuksuz yargılanamaz mı?

Tüm kanıtlar toplanmış.

Balbayın bu kanıtları ortadan kaldırması olanaksız...

Bilgisayarına el konuldu, telefonları dinlendi.

Dört gün önce Silivride Balbay savunmasını yaparken, ben de gazeteden arkadaşlarla birlikte duruşma salonundaydım.

Duruşmayı izleyip, yazı yazmak için gazeteye dönerken yol boyunca düşündüm. Okuduğunuz yazıyı kafamda oluşturup notlar aldım.

Yaşamın fırtınaları dinmişti... Deniz bir başka denize karışıyordu...

Ruhlarımız uzun bir yolculuğa çıkmıştı... Zamanın buluştuğu dönemeçlerde seni, beni, hepimizi bekleyen sevenler vardı...

Yorgo Seferisin, ışıkta üç kırmızı güvercini alın yazımızı çiziyordu.

Yeniden açılıyordu göğsündeki yara...

Kollarını uzatan bir ırmak gibiydi umutlarımız!

Aşklarımız, tutkularımız, öykülerimiz, şiirlerimiz!

Çığlıkla dalgalanan rüzgâr, gövdenle birleşen yıldızlar...

***

Bir ağaç gölgesine uzanmak, toprağın çatlağıyla konuşmak... Yaşamı kucaklamak... Güneşlerle yıkanmak doya doya...

Sen, sessiz dinlersin isteğin kımıldamasını bir sonbahar ayazında...

Derinlikte rüzgâr çanları kırar!

Bir öykü başlar bir öykü biter... Gece solar, gün ağarır...

Bir sarsıntı duyarsın içinde, yüreğinde bir kıpırtı...

Belki ağlarsın tek başına!

Ağlarsın!


Hikmet ÇETİNKAYA



« Önceki::Sonraki »




Blogcu ile yapıldı